+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Türk Tarihi Forumunda Mısırın ilk devirleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Mısırın ilk devirleri








    Mısırın ilk devirleri

    Mısırın ilk devirleri hakında bilgi


    Eski imparatorluğun firavunları (2778-2423 dolayları) kendilerinden önce gelenlerin bilgece siyasetinin meyvelerini topladılar ve Mısır’ın gelişmesi üzerine kesin etkiler yaptılarKrallığın başkenti kısa bir süre içinde, Mısır’ın tarihinde çok büyük bir önem kazanan menfis şehrine getirildi. Menfis sülaleleri devri başladı.

    Bu dönemde Mısır, yoğun bir askeri etkinlik sürdürüyor; doğu sınırlarında tedirginlik uyandıran Asyalı halklara seferler açıyor ve Libya’da otoritesini güçlendiriyor bu genişleme siyaseti, altıncı sülale(2423-2280) tarafından da izlenecek ve bunlar çabalarını, Arabistan çölünün Asyalı göçebelerine ve Mısır’ın güneyindeki halklara karşı yöneltecekler, aynı zamanda, Akdeniz yöresinin doğusundaki sitelerle sıkı ticaret ilişkileri kurmağa çalışacaklardır.

    Yaklaşık olarak 2300 yılında Bedeviler, herhalde örgütlenmiş bir direnişe rastlamadan, Mısır’ın iç bölgelerine girdiler. Krallık iktidarının ve yönetici sınıflarının acizliği bir halk ayaklanmasına yol açtı ve bu,bir sosyal devrimle sonuçlandı.O günden beri mısır görülür bir anarşi içine girdi ve bu , sekizinci sülaleninsonuna kadar sürdü.(2240)Bu arada üç krallığa ayrıldı; Asyalı istilacıların ele geçirip oturduğu Delta krallığı; Herakleopolis dolaylarında orta mısır krallığı ve Teb krallığı yukarı mısır krallğı.bunlardan Teb sülalesinin, başarılı olabilmek için , büyük bir siyaset zekası göstermesi ve amacını sabırla izlemesi gerekiyordu.Bu sülale birbuçuk yüzyıl süren bir çabalamadan sonra otoritesini imparatorluğun tümüne hakim kılmayı başardı: Orta imparatorluk böyle kurulmuştu.(2060)

    23982327.png
    Eski İmpartorluk, yağmacıların istilası altında ,yokolmayla sonuçlanan çökme dönemine girmeden önce,uygarlık ve siyasi güçler alanında dikkate değer bir dirilik göstermiştir. Bu imparatorluğun en güçlü olduğu dönemde firavunlareşsiz ve olağan üstü bir niteliğin keyfini sürdürüyorlardı. Birer insan olmaktan çok ,tanrı gibi tutuluyorlar ,resmi dilde “iyi tanrı, Tanrının oğlu, Güneş Ra, Altın Horus”gibi adlarla nitelendiriyorlardı. Aslında, ülkeyi başkentleri olan Menfis’ten despotça yöneten mutlakiyet hükümdarlarıydı. İmparatorluğun boyutları hükümdarların, mahalli yönetimi ve valilerin icra biçimini fiilen kontrol etmesine elverişli değildi.Bunun için bütün eski imparatorluk süresince devlet memurları kendilerini bağımsız saydılar.Hükümdarlar bu duruma karşı koyamıyor ve gerektiğinde valilerin yerini değiştiremiyordu.Böylece valilik kendiliğinden,babadan evlada geçen bir görev oldu bundan,merkeziyetçiliğin büsbütün bozulması ve merkez iktidarının felce uğraması sonuçları doğduki bu,bir anlamda eski imparatorluğun yok olması demekti.

    Bu yarı derebeylik düzenin,Mısır birliği bakımından taşıdığı tehlikeyi farkeden Teb monarşisi öbür krallıklara karşı kazandığı zaferlerden merkezi iktidara bağlı bir yönetim düzeni kurmaya,bu sebeplerle çalıştı.Teb monarşisinin ilk işi,Mısır birliğini yeniden kurmak ve ona,eski imparatorluk döneminde fethedilmiş olan toprakları geri vermek oldu.

    Onikinci sülale zamanında Mısır, Yakındoğu’da en güçlü devlet niteliğini yeniden kazandı.Ammenemes’in kurduğu şaslı sülale sıradan hükümdarlarla sona erdi.(1785);onlardan sonra iktidarı zorla ve haksız olarak elde eden birtakım zorbalar başa geçti.Bunlar monarşiyi güçsüzlendirdiler ve Hyksos’ların istilasına yol açtılar

    Hyksos’ların kökeni uzun zaman karanlık kaldı;ama bugün sorun aydınlatılmıştır.Bu halkların göçü Asya’nın iki binyıl boyunca uğradığı karışıklıklara sıkı sıkıya bağlıdır.Gerçekten Ariler Asya’yı yavaş yavaş işgal ettikçe yerli halklar oralardan göç ediyorlardı.Ariler Mitanni’yi istila ettikleri zaman Samiler Kenan’a sığındılar;kısa bir süre sonra oraya Ari grupları yetişti ve onları Mısır’a geçmeye zorladı.

    Delta’ya ilk gruplar 1730 sularında sonuncular da 1680’e doğru vardılar.Bunlar Mısır tarihinin, anısını uzun zaman saklayacağı büyük yıkım, ve zarar yaptıktan sonra, Aşağı ve Orta Mısır’a kesinlikle yerleşeceklerdi

    Hyksos’lar artık ülkenin sahibi olmuş, ama yukarı Mısır’daki yerli sülale, bu yabancı kralların metbuluğunu tanıyarak varlıklarını korumayı başarmışlardı.Bunlardan, Teb sülalesi,bir yüzyıl Hyksos’ların tabiiyeti altında kaldıktan sonra, bir kurtuluş savaşına girişmek için, yeteri kadar güç kazandığına karar verdi.

    Ahmet, Mısır birliğini yeniden gerçekleştiriyor ve Mısır tarihinin en parlak sülalesi olan onsekizinci sülaleyi kuruyordu(1580).

    Mentuhotep ve onbirinci sülalenin hükümdarları tarafından girişilen, “Mısır’ın birleştirşilmesi sorunu” gerçekleşince, önemli bir yönetim sorunu da çözümleniyordu.

    Mısır’ın birliğini sağlayan koşular, ülkenin manevi birliğini sağlamakta da büyük ölçüde etkili oldu.Mısır, çok erken bir dönemde, din, sanat ve edebiyat alanındaki özgür uygarlığla kendini gösterdi.Çeşitli dış etkilere ve din anlayışındaki değişikliklere rağmen bu özgürlüğü uzun süre koruyabildi.








  2. Acil

    Mısırın ilk devirleri isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder