+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Türk Tarihi Forumunda Doğu Türkistan Tarihi Doğu Türkistanın geçmişi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Doğu Türkistan Tarihi Doğu Türkistanın geçmişi








    Doğu Türkistan Tarihi Doğu Türkistanın geçmişi

    Doğu Türkistan Tarihi



    primary-medium.jpg

    1.828.418 km kare yüzölçümü ile Asya’nın merkezinde yer alan Doğu Türkistan’ın tarihî ve coğrafî adı; 1876’daki Çin- Mançur istilasından sonra 1884’te “yeni toprak” anlamına gelen “Şincang” olarak değiştirilmiş ve 1949’da vuku bulan komünist Çin işgalinden sonra 1995 yılında “Şincang Uygur Otonom Bölgesi” adıyla bugünkü idari statüsü verilmiştir. Asya’nın kalbi olarak nitelendirilen bu esir ülke; jeopolitik ve stratejik konumu, fiziki coğrafyası, tarihî geçmişi, etnik yapısı, kültür değerleri ve dinî inançları ile Türk- İslam dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır.
    Uluslararası ilişkiler açısından Doğu Türkistan; kuzeyde Rusya, batıda Batı Türkistan’ı oluşturan Kazakistan ve Tacikistan; güneyde, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Tibet; doğuda Çin; kuzeydoğuda Moğolistan ile ortak hududu olması dolayısıyla, Türkistan coğrafyasında çok önemli bir coğrafi yere sahiptir. Uzakdoğu ile Avrupa’yı, Sibirya ile Güney Asya’yı birbirine bağlayan tarihin en eski “İpek Yolu” diye bilinen büyük ticaret yolunun kavşağı durumundadır.
    M.Ö. 8. yüzyıldan başlayarak 1700’lü yıllara kadar Türk yurtlarına merkezlik yapmış, ancak bu barış ve zenginlik dönemi, 1759 yılında Çin-Mançur istilasıyla son bulmuştur. İlk Çin istilasının vuku bulduğu 1759’dan bu yana Doğu Türkistan Türkleri müstevliye karşı 200’den fazla silahlı ayaklanma yapmış, bu ayaklanmalar neticesinde kısa süreli de olsa Doğu Türkistan Türkleri 3 defa bağımsızlığın lezzetini tatmıştır.

    Doğu Türkistan tarihiÇileli hayatÇin, Doğu Türkistan üzerinde bilinçli bir politika uygulayarak nüfus dengesini bozmuş, işgal ettiği yıllardaki nüfus dengesi daima Türkler aleyhine gelişmiş, bugün ise tamamen Çin devletinin inisiyatifine bırakılacak duruma gelmiştir. Doğu Türkistan toprakları 1949’dan günümüze dünyada eşi görülmemiş zulüm ve baskıya maruz kalmış, binlerce Doğu Türkistan Türkü mücadelelerini vatanlarından uzakta sürdürmek zorunda kalmıştır.
    Doğu Türkistan sürgün hükümetinin kurulduğu 14 Eylül 2004 günü Amerikan Parlamento binasında yapılan bir toplantıda yabancı basın merkezleri vasıtasıyla bütün dünyaya ilan edildi. Bu açıklamayı dinleyen gazeteciler arasında Çinliler de vardı. 14 Eylül 2004 günü açıklanan ilk kabinede; cumhurbaşkanı Ahmet İgemberdi, başbakan Enver Yusuf Turani, parlamento başkanı Sultan Mahmut Kaşgarlı idi. Başbakanın iki yardımcısından biri Dimyam Rahmet Avustralya’dan diğeri Hızırbek Gayretullah Türkiye’den seçilmişlerdi. İlk parlamentonun 73 üyesi vardı. Hükümet sözcüsü ve basın yayından sorumlu devlet bakanı İsmail Cengiz idi. Bu parlamento ve kabine 20 Kasım 2004 tarihinde Washington otelinde toplanarak Doğu Türkistan anayasasına son şekli vermiş ve bu anayasayı kabul etmiştir. Bu tarihte kamuoyuna sunulan Doğu Türkistan anayasası, Türkiye Türkçesi, Uygur Türkçesi, İngilizce ve Japonca ve Çince olmak üzere 5 dilde basılmıştır.

    NOT: Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi’nde İlyas Topsebel’in Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti Cumhurbaşkanı ile Doğu Türkistan Davası üzerine bir söyleşi adlı yazısından istifade edilmiştir

    Doğu Türkistan gerçeği ve ABD

    Yıllardır Komünist Çin’in zulmü altında inleyen Doğu Türkistan’a, 11 Eylül terör saldırısından sonra ABD bile sırtını çevirmişti. Halbuki bir zamanların Amerika’sı, Doğu Türkistan gibi daha nice mazlumların özgürlük umudu ve güvencesiydi.
    Ama süper olmak, silah ve ekonomisi güçlü olmak değilmiş! Ülkeler demokrasi, adalet ve insanlık değerlerine bağlı oldukları oranda büyükler! Süperler!. Bir zamanların ABD’sinin yükselen insanlık değerleri, 11 Eylül’den sonra maalesef zulüm, adaletsizlik ve çifte standartlarla yer değiştirir oldu.
    Bush yönetiminin gözlerini hırs bürümüş vizyonsuz şahinleri, çok kısa sürede dünya barışının ve huzurunun ruh köküne dinamit koydu. Terörle mücadele gibi haklı ve evrensel gerçeklerin arkasına saklanılarak uygulamaya sokulan yanlış politikalar, sadece İslam Dünyası’nı değil Batı’yı ve müttefik ülke halklarını bile ABD’den nefret eder hale getirdi. Amerikan aleyhtarlığını, dünyanın her tarafında yükselen nefret dalgası haline getirdi. ABD’nin, 11 Eylül sonrasında müttefiklerini bile dinlemeye lüzum görmeden uygulamaya soktuğu bu yanlış politikaların ilk kurbanlarından birisi de, maalesef mazlum Doğu Türkistan ve Uygurlar oldu.
    Bırakın tam bağımsızlığı, en temel insani haklarına kavuşmak için mücadele eden Doğu Türkistanlılar, ABD tarafından Çin’in merhametine (!) terk edildi. Yaşamak istiyoruz diyen insanların terörist ilanına, kendilerine yapılan zulüm, işkence ve baskıların artmasına, idamlarla yok edilmelerine yeşil ışık yakıldı!
    Bir defa daha çıkarlar, demokrasi, adalet ve insan hakları gibi evrensel değerleri anında yuttu. Her evrensel değerin, kendilerini demokrasi ve özgürlük şampiyonu ilan eden ülkelerin bile kendi menfaatleri gerektirdiğinde kullanılan aldatmacalar olduğunu ortaya koydu.

    Hatadan dönüş sinyalleri
    Geçtiğimiz günlerde, ABD yönetiminin yaptığı bu vahim hataların tamiri yönünde, umut verici gelişmeler yaşandı. National Endowment Foundation isimli düşünce kuruluşunun ve ABD KONGRESİ’nin Çin’deki insan hakları ihlallerini inceleyen bir alt komitesinin de desteği ile Washington’da, Uygur Amerikan Derneği faaliyete geçti. Dernekisimli internet sitesini daha aktif hale getirecek çalışmalara başladı. Beyaz Saray’ın hemen yanında en merkezi bir binada ofis tuttu.
    Mayıs ayının son haftasında, bu çalışmalara katkıda bulunmak için, Dünya Uygur Kongresi’nin lideri Erkin Alptekin ile, Uluslararası Af Örgütü’ne bağlı bir ekip Doğu Türkistan belgeseli hazırlamak için ABD’ye geldiler. Erkin Alptekin, Doğu Türkistan davasının unutulmaz lideri, ömrünü bu yüce davaya adamış rahmetli İsa Yusuf Alptekin’in oğlu. Babasının bütün Türk Dünyası’na emanet ettiği ulvi mücadeleyi, büyük mahrumiyetler içinde sürdürüyor.
    Erkin bey, uzun bir uçak yolculuğu yaparak geldiği Washington’da, hemen temaslarına başladı. İlk önce Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) genel merkezinde çok seçkin ve kalabalık bir davetli topluluğuna, “Doğu Türkistan’ın Dünü, Bugünü ve Yarını” konulu nefis bir konferans verdi. Ertesi günü Uygur Amerikan Derneği’nin düzenlediği muhteşem geceye katıldı. ABD Kongresi’nden ve düşünce kuruluşlarından çeşitli yetkililerle temaslarda bulundu.
    ABD’de sayıları 100 bini aşan bir Doğu Türkistanlı (Uygur) topluluğu var. Erkin bey konuşmalarında, “bu seçkin topluluğun, Çin-ABD ilişkilerinde önemli misyonu olduğunu” hep vurguladı. Çin’in bu topluluğun çalışmalarını, “terörist faaliyetler” aldatmacası ile izlemek yerine, Çin-ABD yakınlaşması için bir kazanç görmesi gerektiğini anlattı. Komünist Çin’i, Doğu Türkistanlılar’a karşı yürüttüğü soykırım, işkence, baskı ve yoketme politikalarına acilen son vermeye çağırdı.
    Gerek Erkin beyin başkanlığını yaptığı Dünya Uygur Kongresi’nin gerekse Uygur Amerikan Derneği’nin yaptığı bu çalışmalar, elbette mazlum Doğu Türkistan halkının acılarını dindirmeye yeterli değil! Ama özellikle ABD’deki bazı sağduyulu düşünce kuruluşlarının tekrar Doğu Türkistan gerçeğine dönmeleri, çok umut verici bir gelişme.
    Bu ilginin artarak sürmesini ve başta TOBB, TÜSİAD ve MÜSİAD olmak üzere Türkiye’deki iş aleminin önde gelen temsilcileri ile diğer gönüllü kuruluşların da artık Doğu Türkistan davasına daha fazla sahip çıkmaya başlamalarını diliyoruz.

    Baymirza Hayit: Türkistan Araştırmaları Enstitüsü kurulmalı
    Türkistan’ın büyük alimi Dr. Baymirza Hayit, İhlas Holding Genel Müdür Yardımcısı Murat Odabaşı gazetemizin dış politika yazarı Mustafa Necati Özfatura, yazarımız Rahim Er, İhlas Vakfı Başkanı Mehmet Okyay ve İhlas Holding yönetcileriyle birlikte öğle yemeğinde buluşarak, Türk Dünyası’nın çeşitli konulardaki problemlerini dile getirdi.

    Türkistan’ı dünya ilim alemine tanıtan Dr. Baymirza Hayit, İhlas Holding merkez binasında gazetemizin yazarlarıyla birararaya gelerek Türk Dünyası’nın çeşitli meseleleri hakkında sohbet etti. Bütün dünyanın Türkistan’daki gelişmeleri çok yakından izlediğine ve yüzlerce enstitünün bu konuda çalıştığına işaret eden Dr. Baymirza Hayit, “Türkiye’mizde Türkistan Araştırmaları Enstitüsü’nün kurulması lazımdır. Bu çok önemli bir konudur. Bugün Amerika’da Türkistan adının kullanılması yasaktır. Orta-Asya denilmektedir. Binlerce uzman bu konuda çalışıyor. 21. asırda dünyaya yön verecek olan Türk milleti, bu araştırmaları bizzat kendisi yapmalıdır” dedi. İhlas Holding Merkezi’nde Türkiye Gazetesi Dış Politika yazarı Mustafa Necati Özfatura, yazarımız Rahim Er, İhlas Holding Genel Müdür Yardımcısı Murat Odabaşı, İhlas Vakfı Genel Müdürü Mehmet Okyay, Türkiye Gazetesi Kültür Sanat Yönetmeni Özcan Ünlü, İhlas Holding Dış Ticaret Genel Müdürü İsmet Anaç, İhlas Holding Türk Dünyası danışmanı Numan Aydoğan Ünal, gazetemizin Türk Dünyası muhabiri Kemal Çapraz, İhlas Holding Dış Ticaret uzmanı Cevat Karadayı ve İhlas Holding Dış Ticaret elemanı Mustafa Mahdum’un katıldığı yemekli toplantıda sohbet edildi.
    Doğu Türkistan tarihi Doğu Türkistan tarihi hakkinda aciklamalar Doğu Türkistan tarihi konusunda bilgiler.








  2. Acil

    Doğu Türkistan Tarihi Doğu Türkistanın geçmişi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder