+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Türk Tarihi Forumunda Sarıkamış şehitlerimizin yürekleri yakan facia Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Aycan
    Devamlı Üye

    Sarıkamış şehitlerimizin yürekleri yakan facia








    Sarıkamış şehitlerimizin yürekleri yakan facia

    Sarıkamış kar altında



    Sarıkamış şehitlerimizin yürekleri yakan facia.jpg


    1.asıl adı enver paşa'nın sarıkamış katliamıdır.

    çoğu henüz onaltı yaşında doksanbin askerin bembeyaz bir ölümle karşılandığı yerin adıdır sarıkamış. kar yağdığında yalnızca "kar tatili" hayal eden bir nesil yetişti akabinde. oysa ben her kar yağdığında o çocukları hatırlarım.
    o al yanaklı anadolu çocuklarını



    3.çanakkale savaşı'nın aksine "gökten inen meleklerin" yardım etmemesi sonucu ortaya çıkan faciadır..

    bir tek çanakkale'de inmiştir o melek


    4.bir hayal uğruna; bir fantastik düş uğruna;bir olmaz uğruna 90.000 askerin feda edildiği olaydır.ama bundan da fenası adında taaruz kelimesine geçmesine rağmen savaş bile olmamasıdır. savaş bile değildir çünkü 90.000 askerin çoğu yazlık giysilerle sarıkamış ın soğuğunda donarak ölmüşse savaşılmış mıdır? savaşılmışsa kimle savaşılmıştır, niçin savaşılmıştır? emperyalist çarlık rusyayla mı?emperyalizme karşı mı?yoksa savaşın sebebi vatan toprağını mı koruyor oluşumuz mu idi? tabii ki hayır, ilk saldıran bizsek, diğer türki boylar üstünde emperyal emeller besliyorsak ve bunun adına turan diyorsak (ki bence turan budur; türkiye türklerinin asya türklerine karşı beslediği emperyal kaygılardır); saldırmanın sebebi vatan toprağından başka yerler içinse; soruyorum kim daha emperyalist zihniyette?1915 osmanlısı mı 1915 rusyası mı? kim ülke toprağını koruyor 1915 osmanlısı mı 1915 rusyası mı?ve 90.000 şehidin acısından kim sorumlu? 1915 osmanlısı mı 1915 rusyası mı?tek sorumlu turan gibi sorunlu bir hayali harekete dökme çabasındaki enver paşa ve ittihat ve terakki cemiyetindeki diğer vizyonsuz turancılardır.

    bu taaruz osmanlının 600 yıllık tarihindeki tek emperyal olaydır.ve 90.000 şehidin kanı ele yüze bulaştırılmıştır

    edit: aklidengegorecelibikavramdirdiyor ki; ''imparatorluklar imperial kelimesinden gelir yani emperyaldir dolayısıyla yazınızdaki tek emperyal olay derken böyle bir hata yapmayacağınız düşünerek ironi yaptığınızı umuyorum'



    5.25 aralık'ı 26 aralık'a bağlayan gece sarıkamış şehitlerimizin yürekleri yakan faciaya kurban verilmesinin yıldönümüydü. 92 sene geçti ama acısı hala taze vatansever yurttaşlarımızın yüreğinde. acısı gibi nefreti de öyle.

    öyle bir faciadır ki sarıkamış, sadece kaybedilen onca şehit düşünülmemelidir (sayısı doksan bin denir genelde. ama aslında altmış bin olduğu konusunda ingiliz ve bazı türk tarihçiler de bazı kitaplar yazmıştır.). sarıkamış aslında türk milletine yüklenmiş büyük bir vebal ve aynı zamanda tarihin bize verdiği büyük bir derstir.

    o zamanlar galiçya'dan, güneyden, süveyş'ten vs. yenilgiyle dönen askerlerimiz yorgun argın toplanarak erzurum ve ya samsun üzeri sarıkamış'a intikal etti. bizi, zaten padişahın üzerinde iktidar olarak kendini halka kanıtlamış üç çıban, enver paşa, ferit ve talat oyunlarıyla savaşa sokmuşlardı. almanlarla gizliden anlaşıp, padişahın haberi olmadan dalavereyle www.alasayvan.net/ savaşa soktular. enver paşa da 30'lu yaşlarda fazla yükselmenin, deneyimsizliğin ve torpilin getirdiği cehaletle yetkinliğini aşan bir görevde bulunuyordu. vatanseverdi(?) ama cahildi. sarıkamış raporlarını dinlemeden orayı almayı kafaya koydu. mart ayını beklemeden genelkurmay'ın 30'lu yıllarda açıkladığı rapora göre sarıkamış dolaylarında görev yapan 150 bin kişiden 12 bini geri döndü. 138 binin akıbeti bilinmiyor. 90 bin kişinin şehit olduğu sanılıyor. onca asker kaybedildi. doğu boş kaldı. bu yüzden ermeniler orada boşluktan faydalanıp 52 bin yurttaşımızı katletti. ermeni sorunu da o zamandan başımıza bela kaldı. sarıkamış'ta kaybedilen şehitlerimiz, o zamanlar osmanlı'nın en kültürlü ve eğitimli insanlarıydı. bu sebeple diğer savaşlarda ve cumhuriyet kurulduktan sonra, bilgili insana, vasıflı insana çok ihtiyaç vardı. bu da kalkınmamızı çok etkiledi. şu sorunun cevabını çok merak ediyorum. eğer orada o eğitimli insanlarımız kaybedilmeseydi, atatürk önderliğinde türkiye'nin şekillenmesi ne derece değişik olurdu? ayrıca sarıkamış'a güneydeki 2 taburun biri gönderilmişti. bu sebeple güney boş kaldı ve daha sonra misak-ı milli içinde yer alan musul ve kerkük'ü kaybetmemiz kolaylaştı.

    almanların çıkarları uğruna, rusları oyalamak adına bu kadar vebal ödemek ne derece kabul edilebilir. enver paşa almanlarla yanlış hatırlamıyorsam 5 milyon altın karşılığında anlaşmıştı bu görevi üstlenmek için. yani savaşa girmek de dahil.
    sarıkamış'tan en büyük dersi atatürk aldı. taarruz stratejisi ve zamanlaması, ne kadar ders aldığını gösteriyor. dinlenme, güç toplama konusunda ne derece önem verdiği her hamlesinde görülüyor.

    atamızın sarıkamış ile alakalı bir mektubu bulunuyor ismet paşa'ya. 7 ekim 1924 yılındaki ziyaretinde, buradan çok etkileniyor atatürk. ismet paşa'ya yazdığı mektupta, buranın 30 yıl rus boyunduruğunda yaşamış olmasından ve özel öneminden dolayı, buranın halkına her yerden daha fazla önem verilmesi konusunda, isteklerinin ivedilikle yapılması konusunda bir mektup yazıyor. şehitlerimizi ve atamızın bu vasiyetini unutmamalıyız. her türk evladı, damarlarındaki kanın her damlasında yüzbinlerce şehidin hakkı olduğunu bilerek yaşamalı.




    6.iddia edilenlerin aksine sarıkamış faciasında 90 bin asker şehit düşmemiştir. zaten ordunun o kolunda 30 bin asker mevcuttur. şehit sayısı ise 23 bin civarındadır. www.alasayvan.net/ gel gelelim bu 90 bin sayısı nereden girmiş zabıtlara? basit, araştırmacılar derinlemesine bir bilgiye ulaşmaya çalışmaktansa rus arşivlerindeki propaganda broşürlerinden bilgi almayı tercih etmişler. oysa genelkurmay kayıtlarındaki sayı da aşağı yukarı söylediğim gibidir. ayrıca bu askerlerin çoğunun isimleri dahi kayıtlıdır, bellidir



    7.bugün 96. yıldönümüdür. tabi tarih konusunda net bir şey olmasa da genelde 5 ocak geçiyor



    8.o dönem cephede asker olanlardan biri evine yazdığı mektupta şöyle demiştir:
    'kumandanımız,gelecek cuma günü başkumandan enver paşa hazretleri'nin teftiş ve hücum için geleceğini söyledi.o gelinceye kadar da yün içlik,çorap ve paltoların verileceğini ve yemen yazlıkları atacağımızı müjdeledi.allah,devlete ve millete zeval vermesinbaşkumandan paşa hazretleri acele gelse ki,ateşe kavuşsak'

    ruslar bu arada doğu cephesine mühimmat ve erzak taşıyan gemileri batırmış ama bu haber kimseye duyrulmamıştı.turan imidine kapılmış enver paşa ise birliklere şu telgrafı çekmiştir:
    'askerler! hepinizi ziyaret ettim.ayağınızda çarık,sırtınızda paltonuz olmadığını gördüm.lakin karşınızdaki düşman sizden korkmaktadır.yakın zamanda kafkasya'ya gireceğiz.orada her türlü nimete kavuşacaksınız.islam alemi'nin bütün ümidi sizsiniz.'

    cephedeki başarısızlıktan sonra ise alman colmar von der goltz paşa şu açıklamayı yapmıştır:
    ' kafkasya'da maalesef napolyon bonepart olduğunu iddia eden birçok cahil var.bunlar,ordularına güçleriyle bağdaşmayan görevler vererek,onları büyük zarara uğratmışlardır' demiştir.

    payitaht'a geri dönen enver paşa ise sarıkamış faciasını uyguladığı sıkı sansürle 1922'ye kadar saklamıştır



    9.imparatorluk son büyük savaşa girerken ilk cephesi de kafkasya cephesi olur. burada amaç öncelikle 35 yıl önce kaybedilen kars,sarıkamış,batum gibi yerleri geri kazanmak daha sonra rusları geri sürerek orta asya'daki işgal altında yaşayan türk kardeşlerimizle birleşmektir.
    aslında almanlar orta avrupa'da yükleri hafiflesin diye kafkasya'da rusların uğraşacağı bir cephe açılmasını istemiş ve turancı enver paşa'da bunu fırsata dönüştürmeye çalışmıştır.
    savaş süresince 1.200.000 rus askerinin avrupa'dan kafkasya'ya kaydırıldığı düşünülürse almanların amacı daha yakından anlaşılacaktır ama www.alasayvan.net/ sonuçta bunun bedelini yine yiğit mehmetçikler ödemiştir.
    gerekli donanım ve teçhizat olmadan karlı dağlara sürülmüşler ve olmayacak işleri başarmaları istenmiştir. buna rağmen insanüstü bir çabayla sarıkamışın dış mahallelerine dahi girmişler ama lojistik yetersizliklerden dolayı başarılı olamamışlardır.
    15 günlük muharebelerde sayıları belirlenemeyen ölçüde vatan evladı açlıktan,soğuktan,bulaşıcı hastalıklardan dolayı şehit olmuştur.
    onları da hatırlamak ve miraslarına sahip çıkmak bizim de üzerimize düşen en kutsal vazifedir. onlar vazifeleri için canlarını feda ettiler peki ya biz



    10.rakamları abartılan faciadır.

    harekata iştirak edenlerden, şehitlerimizden, gazilerimizden allah razı olsun, mekânları cennet olsun.

    rakamların abartılığına yönelik mehmed niyazi özdemir'in güzel bir yazısı








  2. Aycan
    Devamlı Üye





    11.hesabı tutulan şeyin,insan canı olduğunun unutulmaması gereken durumdur.

    şu dizelerle gözler doldurur:

    "ey aralık
    varlığını hissettikçe
    yüreğim doksan bin parçaya bölünüyor
    her yılın aralığında
    boran gözlerime oturuyor
    üşüyorum aralık
    ayaklarım üşüyor.

    yorgunluğuma denk geldin aralık
    soğuk gecelerin düşlerimi kovalarken
    uykularımı üşütüyorsun aralık
    amansızca kovalasa da yorgunluk
    ağır geliyor aralık.

    dondurdu kalbimi özlemin
    senin aşkın kime aralık
    bahçende ne papatya var ne gül
    topu topu otuz gün ömrün
    kokun ölüm
    toprağın ölüm
    ölüm beyazı aşkların,tutkuların başıma bela oldu aralık

    gözlerinde bülbülün dramı
    gecem üşüyor,ölüyorum aralık.

    kapanıyor bir devrin yiğitlerine bölüm
    kış bahçelerinde
    hoyrat bir rüzgar oluyor ölüm.

    ben senin ölüm beyazı aşklarını düşünürken
    soğuk rüzgarların saçlarımı yoldu
    şair yoruldu
    şiir bile kurudu

    düşlerim üşüyor,üşüyorum aralık
    yüreğim kalbinin kapılarında erimeyi beklerken
    tut hislerimi
    merhamet aralık
    merhamet aralık

    ölüm beyazı aşklarının aşkına dokunma gözlerime
    sus artık aralık
    sarıkamış üşüyor
    ben ölüyorum aralık."



    12.milletlerin hafızalarında bazı yer adları adeta mermere kazınmış gibidir. o yer adları,yıllar geçip gitse de milletlerin hafızasından silinmez. her an hatırlanarak,nesilden nesile aktarılır. bu yerlerden bazıları galicya,yemen,sarikamis,canakkale ve sakarya'dir. bu adların birini veya birkaçını duyduğumuzda gönül telimiz titrer.
    tarihimiz nice zaferlerle doludur.zaferlerimizin yanında yenilgilerimz de vardır. bir millet,zaferleriyle ivunurken,yenilgilerinden de gerekli dersleri çıkarmaya çalışmalı. balkan savaşları,sarikamis bu tür ders alınacak belli başlı yenilgilerdendir.
    sarikamis faciası,harekatı,her türlü imkansızlıklar içinde,kırık bir ümidi gerçekleştirmeye yönelik,sonu hazinle biten bir harekattır. bu faciada askerimiz rus'tan çok tabiat ile mücadele etmiştir.

    tarih hiçbir zaman 95 yıl sonra yargılanamaz ama şehitler anılmalıdır. o günün koşulları nedeni ile yapılan siyasi hatalar sonucunda almanlar ile ittifak eden osmanli, anadolu'nun nüfusunun 12 milyon olduğu gün binlerce evladını kafkas'larin kapısı olarak isimlendirilen sarikamis'a ulaşmak için allahuekber ve soğanlı dağlarında şehit vermiştir. bu demektir ki o gün bu harekatta evinden şehit vermemiş aile hemen hemen yoktur.bu harekatta savaş tarihlerinde görülmemiş bir emre itaat yaşanmış ve -45 derecede aç ve çıplak olan askerler,her zaman ileri atılırken şehit olmuştur. şehadet şekli donmak işe herhalde en kutsal olanıdır

    sarikamis bir avuç asker ile zaptedilmis,ancak bir geçe elde tutulabilmiştir. eğer sarikamis tamamen alınsaydı iste asıl felaket o zaman yaşanacaktı: ocak ortasında biten harekat karşısında ruslar orta avrupa'dan asker çekerek baharda inanılmaz bir ordu ile tüm anadolu'yu işgal edeceklerdi. bilindiği gibi ruslar geçirdikleri büyük sarsıntı nedeni ile 1915 yılında toparlanamamışlar,canakkale'de savaştığımız müttefiklerine yardım edememişler ve planladıkları gibi istanbul boğazına saldıramamışlardır. fakat 1916 yılında başlattıkları karşı saldırı ile anadolu'da; trabzon'dan vana çekilen bir çizginin doğuşunu tamamıyla işgal etmişlerdir. ana merkezden uzaklasan askerin takviye edilememesi,lojistiğinin sağlanamaması gibi nedenlerle birlikte 1917 ekim ihtilali ruslarin geri çekilmesine neden olmuştur.

    osmanli imparatorluğunun çöküşü balkan savaşları ile başlamış. sarikamis'la devam etmiştir


    13.sarıkamış bir hayalin ürünüdür evet.
    ama büyük ve haklı bir hayalin ürünü.
    türk cumhuriyetlerini birleştirip hem komünizm tehlikesini bertaraf etme hemde savaşa daha çok yardım alabilmektir.
    enver paşa atatürk kadar milliyetçidir.fakat padişahın damadı olması nedeniyle mustafa kemalle aralarında 1 sınıf olmasına rağmen rütbede 2 3 kademe hep önde olmasını mustafa kemal hazmedememiş ve kemalist tarih tarafından yerden yere vurulmuştur.

    harekat öncesi son hazırlıklar;

    enver paşa sarıkamışta yapılacak taarruz için kışlaları gezmekte,kış tertibatına bakmakta.genelkurmay başkanı savaşta istanbuldan kalkıyor dönemin şartlarında karsa gidiyor.

    evet kışlık elbiseler içinde askerler hazır. fakat o her kışla ziyaretinden bir gün önce kışlık elbiseler askerlerden alınıp gideceği yerdeki askerlere giydiriliyor.bu hainliği yapan şu an aklımda değil.

    fakat enver paşa;osmanlı imparatorluğunun son savaş bakanı,türkiye kurulmasıyla kalkıyor ve kafkas dağlarında rus çeteleriyle gerilla savaşı yaparken canını veriyor.

    şimdi isteyen istediğini yazsın.o saraylarda,yataklarda değil cephede ölüyor,üstelik davası uğruna,turan uğruna.




    14.bu dönemde rusya'da "komünizm" maalesef tüm aramalarımıza rağmen bulunamadı zira devrimden sonra lenin sarıkamış'ta alınan yerleri geri vererek savaştan çekilir. kısacası sarıkamış harekatı sırasında rusya'da sovyet yönetimi değil, çarlık sistemi mevcuttu. devrim 1917 yılında olmuştur.

    ve ayrıca enver paşa kafkas dağların da değil buhara'da ölmüştür. ve ayrıca evner paşa "türkiye"'den gittikten sonra moskova'ya gitmiştir uzun bir dönem burada kalmış, bakü konferansına katılmış, ortadoğu halklarının kurtuluşunun sosyalizmde olacağını dile getiren bir konuşma yapmıştır.

    daha sonra sovyet yönetimi ile ayrı düşmüş, sovyet yönetimine karşı bir isyan hazırlığı içindeyken öldürülmüştür. ben kendisinin idealist yanını her şeye rağmen severim bu kadar.

    edit, bir kaç bilgi daha girdim. saygılar efendim.


    15 bir komünistin hezeyanları.

    ve ayarlar silsilesi;

    -komünizm marx ile ortaya atılmıştır ve rusyada 1905 yılında temelleri atılmıştır.1917 de pat diye komünizm geldiğine inanan ancak ya çocuk zekasına sahiptir yada komünisttir(fark yok yani diyorum)

    -enver paşa komünisttir diyen aklını kaçırmıştır yada kör cahildir.almanyanın kesin mağlup geleceği anlaşıldığında rusyada kurulan bolşevik rejime yaranmak için teşkilatı mahsusa içinde tüm türki cumhuriyetlerde şubesi olan bir birim kurulup,ortak düşmana karşı işbirliği yapılması teklif edilmiştir.oysaki bu gerçekleşmemiştir.fakat kurtuluş savaşında lenin rusyası ile türkiyeye bolşevizm getirilmesi kaydı ile yardım alınmıştır.enver paşa mustafa kemale gönderdiği telgrafta savaş için gönderdiği askerlerini ki bunlar yüksek rütbeli teşkilatı mahsusanın adamlarıydı,bizzat amcası mk'in emrinde konutandı ve 15.000 tüfek gönderdiğini yazmıştır.

    -rusyada komünizmle anlaşma veya komunist olduğundan değil,ingilizlerittihatçıları tutuklatma kararı çıkarınca rusyaya gitmiştir.ki o dönemde gidebileceği tek ülkede odur çünkü ittifak bloğu dağılmıştır.neden tutuklatma kararı çıkmıştır? ingilizler teşkilatın adamlarının kuvayı milliye hareketine desteklerini görünce bu kararı almışlardır.
    -spoiler-
    -ve son olarak 1921 yılının ekim ayında ortaasya türkleri'ni sömürgeci ingilizlere karşıbirleştirme ve bir turan devleti kurma niyetiyle teşkilât-ı mahsusa eski liderlerinden kuşçubaşı hacı sami ve diğer ittihatçılarla birlikte batumdan buharaya gitti.turan kağanlığı'nı kurmak için büyükuğraşlarda bulundu ve ruslaraa karşı savaşan basmacıları
    örgütlenip basmacı isyanını başlamasına destek verdi; fakat sonucu değiştirmesi mümkün olmadı.1922 şubatında komutasında topladığı basmacı birlikleri ile duşanbeyi ele geçirdi ve oradaki sovyet garnizonunu tutsak aldı.ardından horasan üzerine yürüyerek kızılordu birliklerinin buhara ve horasandan çekilmelerini istedi. 28 haziran 1922deki kafiran savaşınıkaybettikten sonra dağlara çekilmek zorunda kaldı.4ağustos 1922de kurban bayramı sırasında tacikistanda, belçivan yakınlarında agopmelkovian komutasındaki bolşevik ruslara karşı yapılan bir çarpışmada üzerine düşen havan topuyla öldü ve çeğen köyüne gömüldü




+ Yorum Gönder


sarıkamış kurtuluşu,  eski sarıkamış askerleri,  sarıkamış kar altında,  sarıkamış olayının,  sarıkamışın kurtuluşu