+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Türk Tarihi Forumunda Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez…(satılan topraklar) Konusunu Okuyorsunuz..
  1. RüzgarGülü
    Devamlı Üye

    Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez…(satılan topraklar)








    Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez…(satılan topraklar)

    Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez

    2006 da Rahşan Ecevit’in bir açıklaması var: “GAP’ı Yahudiler kaptı, Trakyayı Yunanlılar aldı. Hatay elden gitti. Türkiye gizlice işgal ediliyor…” Bazı basın çevrelerince alaya alınan bu yaklaşım aslında çok ciddi bir uyarı içeriyordu. Her yabancıya istediği gibi toprak satılamazdı. Yahudiler İsrail’i toprak satışıyla elde etmemişler miydi?
    Suriyelilerin Hatay’da toprak alışı Suriye’nin Hatay’ıda içeren haritasını anımsatıyor bize. GAP bölgesinde Yahudilere satılan araziler bu günkü İsrail’in kuruluşu ile ilişkilendiriliyor. Amerika ve İsrail’in Kuzey Irak’taki yatırımları, vaat edilmiş topraklarla Kürdistanla ve
    Orta Doğu projesi ile karşılaştırılıyor. Ermenilerin Van da toprak alışında Büyük Ermenistan hayali akla geliyor. Yunanlıların Batı Trakya’da toprak alışlarında Helenizm akla geliyor, Ankara içlerine kadar gelen Yunan ordusu akla geliyor. Karadeniz’de satılan arazilerde diriltilmeye çalışılan Rum Pontus rüyası akla geliyor.
    Zenofobi, yabancı korkusu-nefreti anlamında bir kelime. Kişinin yabancılardan ya da bir şekilde kendisinden farklı olan insanlardan korkmasına ve nefret etmesine verilen ad. Değişik olanın tehlikeli olduğu düşüncesiyle oluşan bir korku.
    Türkçesi “elsevmezlik” olarak ifadelendirilecek zenofobi yalnız Türkiye’yi ilgilendirmiyor. Dünyada mevcut 200 ülkenin yabancılara taşınmaz satışında farklı farklı yaklaşımları var. Bu yaklaşımları biçimlendiren başlıca sebepler şunlar:
    Ülkelerin yönetim biçimi sanayi veya tarım toplumu olup olamayışı, tarihsel süreçte komşu ülkelerle yaşanılan savaş nedenleri, ülkenin milli gelir oranı…
    Bu söylediklerimizi nesnelleştirmek için örekler verelim:
    Türkiye Yunanistan ile yaşadığı savaş nedeniyle sınırdan bu ülke vatandaşlarına yer satmıyor… Ama Yunanistan bize aynısını uyguluyor. Polonya, Almanya sınırından Almanlara mülk satışı yapmıyor.
    Dünyada bu konudaki uygulama söyle: Gelişmiş ülkelerde genelde bir sınırlandırma yok, gelişmekte olan ülkelerde bir sırlandırma var. K.Kore ve Küba’ da ise tamamen yasak.
    Türkiye’de her ülke vatandaşı taşınmaz satın alabilir mi? Hayır “karşılıklılık ilkesi” kapsamında bu olmaktadır. Yani Türk vatandaşına izin veren her ülke vatandaşı, Türkiye’den mülk alabilmektedir. Ancak “misli” yasası gereğince Türk vatandaşlarına uygulanan şartlar /kısıtların aynısını da Türkiye o ülkenin vatandaşlarına uygulaması biçiminde bir yaklaşım söz konusudur.
    Benim gariban köylümün geliri ne ki? Gitsin Avrupalılardan taşınmaz satın alsın. Oysa sıradan bir yabancı Türkiye’de ucuza mal kapatabiliyor. Üstelik doğru dürüst ne alım satım vergisi var ne de gayrimenkul- emlak vergisi. O yüzden karşılıklılık ilkesi ülkemiz için adil değildir.
    Geçen hafta içinde anayasa mahkemesinin iptal ettiği “yabancılara satışlar toplam alan için binde 5 inden fazla olamaz hükmü üzerindeki görüşmeler yapılaya başlandı. Yeni kanun tasarısında bu oran “ilin toplam imar planlı alanının %10’unu aşamaz” biçiminde düzenleme yapıldı. Bu öncesine göre daha akılcı bir yaklaşım. Ama bu oranın, o il için aşılıp aşılamayacağı nasıl denetlenecek? Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün ilkimizdeki mevcut 60 milyon taşınmazı içeren bir “merkezi tapu kayıt sistemi” bulunmamaktadır. Öyleyse bu satış oranlarının denetimi bence mümkün değildir.
    Dolayısıyla yabancıların mülk edinmelerinde sağlıklı bir işleyiş için GIS (Coğrafi Bilgi Sistemi) terminolojisine dayalı bir stratejik yaklaşımının oluşturulması gerekmektedir.
    Son söz:
    Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez…








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez…(satılan topraklar)


    Vatan toprağı kutsaldır ne anlam taşiyor

    Vatan denilince akan sular durulur… Derelerde akan su gözyaşı olur… Gökyüzünden damla damla bağrımıza vuran yağmur taneleri, damarlarımızdaki kan olur… Rüzgarlarca taşınan toz tanecikleri, yanan yüreğimize merhem olur, acımızı dindirir…



    TOPRAKTAN GELEN İNSANOĞLU; KUTSALLAŞIR, TOPRAKLA KUÇAKLAŞIR, DEĞERLERİ KALBİNE YERLEŞTİRİR. BİR AVUÇ TOPRAĞA “VATAN” ADINI VERİR… O VATANA; ANA GİBİ, BABA GİBİ SARILIR, KOKLAŞIRLAR, KENETLEŞİRLER. DİYAR OLUR BİR AVUÇ TOPRAK… SILA HASRETİYLE, ÖZLEMİNİ DUYDUĞU MUKADDESLERİN YANINDA YER ALIR… ÖLÜMSÜZLEŞİR… VATAN… VATAN DİYE SESLENİR GÖKYÜZÜNE DOĞRU… İNSAN; MİLLETLEŞİR, TOPRAK KUTSİ DEĞER KAZANARAK VATANLAŞIR… SONSUZA KADAR VAR OLMA HAKKINI KAZANIR… O TOPRAK PARÇASI KIYMETİ ÖLÇÜLEMEYECEK SEVİYEYE YÜKSELİR…



    Üzerinde yaşadığımız topraklara “vatan” diye sarılmalıyız… Çünkü; Vatan, kültürel değerlerimizin bulunduğu bir coğrafyadır. Bu coğrafya ilk bakışta bir kara parçasıdır. Bu kara parçası tehlikeye girdiği zaman, uğrunda kanlar dökülür; canlar verilir. Nice analar yavrularını, nice gelinler yiğitlerini yitirir. O zaman bu coğrafyanın taşı, toprağı, dağı, ırmağı başka bir anlam taşır. Her biri düşmana aşılmaz bir engel ve bir uçurum olur. O toprak parçası hemen baş tacı edilir. Bu cansız coğrafya, her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış bir vatan olur. Bunun için Mithat Cemal, “Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” diyor. Bunun için Orhan Şaik: “Her taşı bir yakut olan bu vatan, Can verme sırrına erenlerindir.” diyor. Yine bunun için Mehmet Akif “Kim bu cennet vatan uğruna olmaz ki feda, Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda” diyor. Son günlerde İstiklal Marşımızda geçen “ırkıma” sözcüğünün anlamını dahi kavramaktan uzak olanlar, bu iki ünlü şairimizin dizelerinden çok uzaktadırlar… Uzaylı bile değiller… Biz yazalım belki içlerinden bazıları insafa gelir hayatın paradan ibaret olmadığını görürlerde bu coğrafyanın nasıl vatanlaştırıldığını okuyup öğrenirler…



    Gerektiğinde vatanı savunmak için insanları severek ölüme götüren yüce duygulardan biri de din duygusudur. Özellikle İslamiyet’in verdiği şehitlik makamı hiçbir dinde yoktur. Hiçbir dinde İslam’daki şehit olmak şerefi kadar kuvvetli bir unsur bulunmamaktadır. Bu unsur, bizim tarihimizde, zaferlerin kazanılmasında en büyük etkenlerden biri olmuştur. Analar oğullarını cephelere “Ya şehit ol, ya gazi” diyerek göndermişlerdir. Şehitler ve gaziler sayesinde bugün biz vatanımızda hür yaşamaktayız. Yine onlar sayesinde üzerinde yaşadığımız toprak parçası vatan olmuştur. Diğer yandan, atalarımızın binlerce yıldır bıraktığı camiler, hanlar, hamamlar, kervansaraylar, okullar, külliyeler, köprüler, çeşmeler, saraylar, kışlalar, kütüphaneler, kapalı çarşılar ve çeşitli sanat eserleri, üzerinde yaşadığımız coğrafyayı vatan yapan abidelerdir



    Bundan dolayıdır ki; bir avuç toprağın nasıl vatanlaştırıldığı, bu bir avuç toprak için nelerden feragat edildiğinin farkına varmalıyız… Anadolu İnsanı aslında bunun farkında… Onun için toprak; anadır, yardır, sevgilidir, yavukludur… Sevgilisinin vefasına, şehidinin şahadetine ana hasretiyle sarılmayan milletler; asla özgürce yaşayacakları vatan toprağına sahip olamazlar… O zaman çok değer verdikleri, uğrunda feda edemeyecekleri hiçbir şeyin olmadığı “paracıklar” bir işe yaramaz… O zaman; şahsi çıkarları için pazarlayacakları malları, mülkleri olmaz… O zaman; aldatarak, kandırdıkları milletleri olmaz… O zaman; namusları, şerefleri, haysiyet duyguları olmaz… O zaman; devleti soyarak zenginleşme şansları olmaz… O zaman; muhteşem saraylarda düğün merasimi düzenleme şansları olmaz… O zaman; bir zamanlar at arabasına binemeyenler; birkaç yüz binlik lüks otomobillere sahip olma imkanları olmaz… Bu olmazları oldukça uzatabiliriz…



    Elbette vatanseverlik; yukarıda yazdıklarımla alakalı değildir… Bir avuç toprakta “vatan’’ görmek düşüncesi kimse alınmasın ama; Türk Millet’ine aittir… Bir başka millette böyle bir anlayışın olmadığını biliyoruz… Üzerinde yaşadığı vatan toprağına ALLAH’IN bir emaneti olarak bakmayan milletlerin, 21 yüz yılda yaşadıkları gözümüzün önündedir…



    Genel manada “vatan” denilince aklımıza Anadolu coğrafyası geliyor… Anadolu coğrafyasının bulunduğu konum çok iyi analiz edilmelidir… Gelecek nesillere analiz neticesi mutlaka anlatılmalıdır… Bu yüce Millet’in başka türlü sonsuza kadar var olmasının başka yolu yoktur…



    Birlik, bütünlük, ortak ideal ve hedefler gerçekleşince insan toplulukları millet haline gelir. Kitle, kalabalık olmaktan çıkar. Nesiller mensup olduğu bir millete ve üzerinde yaşamakta iftihar ettiği bir vatana sahip olur. Kader birliği, tarih birliği ve şuuru böylece doğar. Artık böyle bir milletin mensupları, kaderde, tasada ve kıvançta bir olurlar; birbirlerini seven, sayan, kolayca anlaşabilen, birlikte hareket edip başarabilen insanlar haline gelirler. O halde, vatanın meydana gelmesinde insan elinin ve emeğinin tabiata kattığı nice eserlerin de büyük rolü vardır. Vatan anlayışı kültür ve medeniyet eserleriyle gelişir; derinlik kazanır.



    Türk soylu devletlerle, medeni milletlerle iletişim bağımızı koparmadan, değişen dünya dengelerini yakından takip ederek yaşadığımız coğrafyayı ebedi Türk Vatanı olarak, tüm insanlığa tescil ettirmeliyiz…



    Türk milleti; bazı devletler gibi birkaç yüz yıllık millet değildir… Bu büyük Millet’in vatanlaştırdığı topraklarda sadece insanların karınları doyurdukları yerler değildir…



    Binlerce yıl dünya ya şekil vermiş, adalet dağıtmış, hak ve haklının yanında yer almış, onlarca imparatorluk kurmuş, soylu ve asil bir neslin şanına yakışır bir vatanımız var…



    Her karış toprağın bedeli; birkaç kez, şahadet şerbetini içen şehitlerimizin kanıyla ödenmiştir…



    Sıralamaya çalıştığım nedenlere ilave edeceğimiz daha çok söz var. Şimdilik yazdıklarımı yeterli görerek, diyorum ki bizim vatanımızı kutsal yapan anlayış budur..



    Anlayan, okuyan, yazan, düşünen, konuşanlar için bu kadar söz yeter…



    Vatan toprağı parayla satılmaz… Topraklarını parayla eş değer tutanların ne hale geldiğini artık görmeliyiz





+ Yorum Gönder


vatan toprağı kutsaldır kaderine terk edilemez anlamı ,  vatan toprağına kutsaldır kaderine terk edilmez açıklaması,  vatan toprağı kutsaldır kaderine terk edilemez kompozisyon