+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türkçe Dersi Forumunda Betimleme Paragrafı nedir , Betimleme Paragrafı örneği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Betimleme Paragrafı nedir , Betimleme Paragrafı örneği








    Betimleme Paragrafı nedir , Betimleme Paragrafı örneği

    Betimleme Paragrafı: Sözcüklerle varlıkların, mekânların resimlerinin çizildiği paragraflardır. Sanat metinlerinde (özellikle roman ve hikâyede) betimleme paragraflarına geniş yer verilir. Betimlemeler; açıklayıcı betimlemeler (nesnel, fotoğraf gerçekliğinde) ve sanatsal betimlemeler (izlenimsel, kişisel) biçiminde karşımıza çıkmaktadır.

    Örnek: Büyükçe bir oda Sade döşenmiş. İç karartıcı bir yeşil kadifeyle kaplı ikili, üçlü koltuklar Akçaağaç ve siyah deri bantların oluşturduğu ürkütücü bir renk zıtlığına sahip sandalyeler Külleri temizlenmemiş yanmayan bir şömine Çok açık bir krom sarısına boyanmış duvarlardan birini tümüyle kaplayan ağır meşe ahşaplı ve kesme camlı bir kütüphane Kalın perdelerle kapatılmış pencerelerden bir kanat, içeriye biraz hava girmesi için açık bırakılmış. Fazla uzak olmayan Davos dağının tepesinden kopup gelen kar kokulu bir rüzgâr perdeyi havalandırıp odaya doluyor.








  2. Ziyaretçi





    bence biraz daha uzun metinler bulmalısınız sınavlarda tam puan almamız şart di mi arkadaşlar bari paragraftan kurtarak




  3. Harbi @ kız
    Bayan Üye
    Betimleme (Tasvir) Paragrafı

    Bir kişinin, bir canlının, bir manzaranın ya da bir yerin vb. dikkat çekici belirgin niteliklerinin ayrıntılı şekilde anlatıldığı paragraflara betimleme paragrafı denir. Bu paragraf türünde insan, hayvan, mekân, eşya gibi canlı ve cansız varlıklar, aralarındaki benzerlikler ya da ayırıcı özellikleriyle birlikte anlatılır. Bu varlıklar, sözcüklerle resim yapar gibi okurların gözü önünde canlanacak biçimde betimlenir.

    Sanatsal (İzlenimsel) Betimleme
    Okuru etkilemek ve ona yazarın sanat gücünü göstermek için başvurduğu betimleme türüdür. Yazarın betimlemesini yaptığı varlığı duygularının etkisinde kalarak anlatmasıdır. Bu betimleme türünde yazar, okuru etkilemek için okurun çeşitli duygularına seslenen ayrıntılara yer verir. Betimlemesini yaparken içten bir anlatım, öznel bir bakış açısı sergiler, kişisel beğenilerini yansıtır.

    Örnek

    Saf mavi bir sema… Çiçekli ağaçlar… Uyur gibi sessiz duran deniz… Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altında dağlar, korular, beyaz yalılar… Bütün bunların üzerinde mitolojik öykülerdeki gibi uçan martı sürüleri!

    Yazar bu paragrafta okuru etkilemek için bir manzarayı işin içine duygularını da katarak sanatlı bir dille anlatmıştır. Dolayısıyla bu betimleme paragrafıdır.

    Açıklayıcı Betimleme

    Bilgi vermek amacıyla başvurulan betimleme türüdür. Bu betimleme türünde amaç bilgi vermek olduğundan yazar, varlıkların özelliklerini nesnel bir tutumla anlatır, varlıklarla ilgili bilgileri bir fotoğraf gerçekliğiyle sunmaya çalışır.

    Örnek

    San Markus Meydanı Avrupa’nın en geniş meydanıdır. Bu meydan, oldukça geniş, ışıklı ve renkli; güvencilerle dolu. Deniz bir yanda, eski çağlardan kalma yapılar bir yanda. Rahtımın karşısında kubbelerle süslü ve önü insan kaynayan San Giorgio Kilisesi görünüyor. Yapının duvarlarındaki mozaikler parıl parıl parlıyor.

    Bu parçada yazar, San Markus Meydanı ve onun çevresindeki yapılarla ilgili bilgiler vermiştir. Yazarın amacı bilgi vermek olduğundan söz konusu mekânı nesnel bir tutumla betimlenmiştir.

    Betimleme paragrafları beş duyudan hareketle oluşturulur. Bu nedenle betimle paragraflarında “görme, işitme, koklama, dokunma, tatma” duyularıyla ilgili ayrıntılara yer verilir.

    Betimleme paragraflarında çeşitli varlıklar ve insanlar fiziksel ve ruhsal yönden tanıtılır. İnsan betimlemesine “portre”, kişileri fiziksel yönleriyle tanıtan betimlemelere, “fiziksel portre”, ruhsal yönleriyle tanıtanlara ise “ruhsal portre” örnek verilebilir.

    Betimleme paragrafları genellikle roman, hikâye, destan, gezi yazısı, anı gibi yazı türlerinde kullanılır. Bazen olay paragraflarıyla betimleme iç içe olur.





  4. Ziyaretçi
    Bence çok güzel ama daha fazla bilgi olabilir.

  5. Ziyaretçi
    arkadaş ile ilgili betimleme yaparmısınız

  6. IŞILAY
    Devamlı Üye
    Betimleme Paragrafı nedir

    Tesadüfen tanımıştım onu. Yazacağım bir yazı parçası için araştırma yapıyordum. Birçok bilgi toplamış, ana bölümünü oluşturan, bilgileri hala bulamamıştım. Bir gazetenin ismini vermişlerdi bana oradan sorun onların arşivinde var demişlerdi. Gazeteye telefon ederek gelip arşivinize bakabilirmiyim diye sordum. Ne için dediler söyledim. Siz bu telefonu arayın onda var verir dediler. Verdikleri numarayı aradım orasının yöresinin ses tonuyla ne istediğimi sordu anlattım. İki saat sonra arabasıyla geçerken istediğim bilgileri getirmişti bana.
    Çok hoş sohbet bir adamdı. Gözleri riyasız tertemiz bakıyordu. Birden bire bu gece burada yakınlarınızda bir yerde benimle bir yemek yermisiniz diye sordu. Bir an düşündüm. Olabilir dedim. İki saat sonra bizim eve yakın bir lokantada balıklarımızı yiyorduk.
    O sordu ben söyledim. Ben sordum o söyledi veya hiçbir şey sormadan söyleştik işte. Öylesine candan öylesine samimi konuşuyor, ne inceliyor ne kabalaşıyordu konuşurken. Bu yemeğin devamı geldi. İkimizde birbirimize iyi bir arkadaş olmuştuk, çoğu zaman bir bardak çay bir fincan kahve için birbirimizi arıyorduk. Bakışları yumuşak ses tonu şiveli dili tatlı bir dosttu işte. Kocaman bir yüreği vardı. Yöre insanları gibi evvela toprak sonra para zengini olmuştu. Saçları dökülmüş göbeklenmiş ama bakışları çok canlı kalmıştı.
    İkimizde birbirimizden bir şey beklemiyorduk. Ama ikimizde alacaklıydık. Bilgi değiş tokuşu yapıyor uzun uzun konuşuyorduk. Çok sıkıntılı zamanlarında, işinin işyerinin bazı problemlerinde, alacaklardan alamadığı paralardan ya da kırdıramadığı çeklerden falan sıkılınca beni arar, haydi bir kahve içelim çene çalalım derdi. Bazen bir on beş dakika bile iyi gelirdi bize. Çok uzun sürmemişti arkadaşlığımız. Sevgimiz laubaliliğe izin vermemişti. Uzak oturmuyordu bize. İşyerinin de çoğu kez önünden geçiyordum. Bu zaman zarfında beni her gün aramış nasılsın diye hatırımı sormuş, arkadaşlığımızı perçinlemişti. Gönlüm ona doğru akıyor, rüzgâr beni ona doğru itiyordu. Bir elektriklenme bir gençlik yaşıyorduk. Hüzünleri kaldırıp atmış günün 24 saat yaşam standardını üç dakikalık telefon konuşmasına bağlamıştık. Yüreğimiz 16 yaşındakiler gibi heyecandan duracak gibi olur, ayaklarım bir müddet yere basmazdı. Ayni şeyleri o da bana söylüyordu. Bunun adı aşk olamazdı. Kaybetmekten korkarcasına yaşanan bir arkadaşlıktı. Ondan çok şey öğrenmiştim. Belki arkadaşlığımız devam etseydi daha çok şeyler öğrenecek bilgi dağarcığımı dolduracaktım.
    Bir gün telefon etmedi. Bu kısa arkadaşlığımız zarfında beni her gün aramış sade bir dille hatırımı sormuştu. Günler haftaları haftalar ayları kovaladı hiçbir haber yoktu. Gururum kırılmış ızdırabın sonsuz derinliklerine gömülmüştüm. Ben de onu aramadım. Cebinin evimin ve iş yerinin telefonunu sildim. İş yerinin önünden geçmedim. Kendi telefon numaralarımı da değiştirdim. Kötü haber çabuk duyulur. Demek, sağlığı, sıhhati yerinde diye düşünerek kendimi suçlu çıkarmıyordum. İyimi yaptım kötümü bilmiyorum. (iyi yapmadığımı sonradan anladım) Arkadaşlık ta aşk kadar tevazu ister. Gönlünüz gözünüzden daha iyi görüyorsa, yüreğiniz kulağınızdan daha iyi işitiyorsa, lütfen onu dinleyin. Ben dinlemedim çok üzüntü çektim. Bir adım geri atmadım. Belki iyi belki kötü yaptım. Sevgi ırmağının köprüsünden geçtim, elimi uzatıp suyunda yıkanmadım. Bugün pişman mısın deseler, güzel bir arkadaşlığın yok olduğu için çok pişmanım derim. Sesi hala kulaklarımda ama ne anlatıyor bilemiyorum.
    Bu arkadaşlığı burda bitirmiş küçük bir hikâye gibi yazıp bilgisayarıma işlemiştim. Artık üzülmeyecektim. Bundan böyle kimseyle dertlerimi mi? Paylaşmayacak eskisi gibi tüm acı ve ızdıraplarımı içime gömerek yalnız gülen yüzümü gösterecektim. Çünkü acım ızdırabım burada anlatılamayacak kadar sonsuzdu. Onu yüreğimden atmaya kararlıydım. Elveda bile demeyecek kadar beni düşünmeyen bir arkadaşla işim yoktu benim. Bütün bu sözlerin arkasında bile onu kalbimin bir yerinde arıyor kendi inadım içinde, kendi kendime kızıyordum

    Aradan bir sene gibi uzun bir zaman geçti. Bir gün kapımın çalındığında, onu karşımda gördüm. Benden özür diliyor, hem de sitem ediyordu. Bu bir senenin olaylarını bana anlatınca inadımdan utandım. Uzun uzadıya dertleştik. O söyledi, ben dinledim. Ben anlattım o dinledi. Yani sorduk da mı söyleştik? Yoksa sormadan mı dertleştik? bugün bilemem ama şimdi arkadaşlığımız bütün güzelliği ile devam ediyor ikimiz de bir sene içinde sevgimizi ve arkadaşlığımızın kalbimizde daha çok perçinleştiğini anladık. Şimdi gene her fırsatta beraber oluyor dertlerimize çare bulamasak da hiç değilse birbirimizi dinliyor yüreklerimizdeki bizi ezen sıkıntıları bir dosta anlatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tanrıdan hepinize böyle güzel arkadaşlar edinmenizi, olan arkadaşlıklarınızı kaybetmemenizi dilerim.
    Hepinizi yüreğime sevgiyle kilitledim. Yeni hikâyeler de ya da anılar da buluşmak dileği ile sevgi ve saygılarımla. Hoşça kalın, sıhhatle kalın, mutlu kalın.


  7. Zühre
    Devamlı Üye
    Betimlemek ne anlama gelir


    Bir şeyi, göz önünde canlanacak biçimde, kendine özgü yönlerini belirterek söz ya da yazıyla anlatma, tasvir, başka bir deyişle, ”varlıkların, sözcüklerle resmini yapmaktır” tır Ör: "Nedir ki, o şiirlerde betimleme ya da öykü öğeleri ağır basar."

    Betimlemede mutlaka görsellik vardır. Varlığı gözle algılanan ayrıntılardan söz edilebilir. Yani betimleme gözleme dayanır. Yazar bir varlığı ya da manzarayı betimlerken niteleyici sözcüklerden yararlanır.

    Örnekler:


    "Son derece sakin, sinek uçsa sesi duyulacak kadar sessizbir odadayız."

    "Gözümüzün önünde uzayıp giden uçsuz bucaksız masmavideniz ve çam ağaçlarına şarkı söyleten rüzgar insana yaşamasevinci veriyordu.


+ Yorum Gönder


betimleme paragrafı,  betimleme paragrafı örnekleri,  betimleme paragrafları örnekleri,  betimleyici paragraf örnekleri,  betimleme paragrafları,  oda betimleme örnekleri