+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türkçe Dersi Forumunda Mecazların , deyimlerin yanlış kullanımı hakkında Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Mecazların , deyimlerin yanlış kullanımı hakkında








    MECAZLARIN, DEYİMLERİN YANLIŞ KULLANIMI

    Çoğumuz biliyoruz ki, televizyondaki reklamlar, en çok küçük çocukların dikkatini çekiyor Ekrandaki sahneler sürekli değiştiği için, onlara göre çok daha çekici Dil de insanın çok küçük yaşlarda kazandığı bir olgu O halde televizyonun, özellikle de reklamların çocukların dil gelişimi üzerindeki etkisi çok büyük Bu nedenle, reklamlarda Türkçe’nin çok iyi kullanılması gerekiyor Ne yazık ki bazı yapımcılar, bu denli ince düşünmüyor
    Size Emre KONGAR’ın İnternet sitesini gezerken rastladığım bir yazıdan bahsetmek istiyorum Burada bir reklam hatasından bahsediliyor: Turkcell reklamlarını eminim çoğunuz izlemişsinizdir Bunlardan bir tanesinde, radyo sunucusu Kadir ÇÖPDEMİR de oynuyor ve Cell-O isimli kahramanın koşturduğunu görünce şu sözleri söylüyor: “Dinlen be abi, kalıbı dinlendir!” sizce bu “kalıbı dinlendirmek” ne demek?
    Aslında Türkçe argosunda, “kalıbı dinlendirmek” deyimi, “ölmek” anlamında Ancak reklamda sadece “dinlenmek” anlamında kullanılmış
    Bu bize deyimlerimizi anlamına uygun şekilde kullanmamız gerektiğini söylüyor gibi Sizce de öyle değil mi? Yoksa bu şekilde dinlendirmek istediğimiz adamı, farkında olmadan öldürürüz








  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Deyimlerin Özellikleri:
    1. Kalıplaşmış söz Öbekleridir. Cümle hâlinde olanları da vardır.
    a. Kalıplaşmış söz öbekleri biçiminde olan*lar:
    Dört elle sarılmak, göz kulak olmak, çorbada tu*zu bulunmak, tere yağından kıl çeker gibi, gün gör*müş, dört gözle beklemek..
    b. Cümle durumunda olanlar:
    Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.
    Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
    Ana usta yufka yapar, çocuk usta çift çift kapar.
    Kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle. (anla)
    Senin aradığın kantar, Bursa’da kestane tartar.
    2. Kalıplaşmış sözler olduğundan sözcükle*rinin yerleri değiştirilemez, onların yerine ” eş anlamlı sözcükler” konulamaz.
    3. Genellikle gerçek an*lamlı olan deyimler de vardır.
    a) Mecaz Anlamlı Olanlar:
    bir tasla iki kuş vurmak (bir eylemle iki sonuç elde etmek)
    eşeğini sağlam kazığa bağlamak (işini güven altına almak)
    gözü gibi sakınmak (Bir zarar gelmesin diye özenle korumak)
    iğneli söz (dokunaklı söz)
    kafa yormak (bir şey üzerinde çok düşünmek)
    b) Gerçek Anlamlı Olanlar:
    bin pişman olmak, Hem suçlu hem güçlü, Çoğu gitti azı kaldı, yükte hafif pahada ağır
    4. Mastarla biten deyimler cümlede çekimli duruma gelebilir:
    burnundan (fitil fitil) gelmek => Burnundan (fitil fitil) geldi.
    kendi kendine söz vermek=> Kendi kendime söz verdim.
    kokusunu almak=> Kokusunu almış.





+ Yorum Gönder