+ Yorum Gönder
Türkiye Gezi Rehberi ve Türkiye Konaklama Rehberi Forumunda Olympos’ta Tatil Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Bilge Kağan
    Devamlı Üye

    Olympos’ta Tatil








    Olympos’ta Tatil

    Antik Likya’nın en önemli liman kentlerinden olan Olympos, tarih boyunca mitolojiyeye konu olmuştur. Konumunun elverişliliği nedeniyle korsanların barınağı olan Olympos, bugün sahip olduğu tarihsel değerleri, 3200 m’lik mutteşem sahili, endemik bitkileri, Caretta caretta’ları Khimaira’sı, tüm sportif etkinliklere olanak veren muhteşem doğası ve pansiyon olarak kullanılan meşhur ağaç evleri ile tüm dünyaca bilinmektedir.

    İklim

    Akdeniz iklimine sahip Olympos’ta kışları yağışlı ve nemli, yazlar kurak ve sıcaktır. Nisan başından eylül sonuna kadar denize girmek mümkün.

    ULAŞIM

    Antalya’ya 70 km uzaklığındadır. Antalya-Ulupınar sahil yolu üzerinde, güneydoğuya ayrılan ilk Olympos levhası Çıralı ve Yanartaş’a gider. Bu kavşaktan dönmeyip 1 km sonra karşılaşılan Olympos Levhasından güneydoğuya dönüldüğünde, 7 km sonra Olympos antik kentine ulaşılır. Çıralı köyünden, antik kente yürüyerek (araç ulaşım yolu bulunmamakta) 25 dakikada ulaşılabilir.

    Antalya otogarından Kaş yönüne giden otobüslerle Olympos kavşağına kadar gitmek mümkün. Kavşaktan sonra belirli zaman aralıklarında geçen minübüslerle ve konaklama yerlerinin servis araçları ile Olympos’a ulaşılabilir.

    GEZİLECEK YERLER

    Olympos

    Kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, M.Ö. 168-78 yıllarında basılan Likya Konfederasyon sikkelerinde adı geçmektedir. İktisadi bir birlik olan Likya Konfederasyonu konseyinde, Olympos’un üç oy hakklı olduğu bilinmektedir.

    Tarihçilere göre, M.Ö. 80 yılında Zenniketes isimli Kilikyalı bir korsan tarafından ele geçirilen kent, 78 yılında Romalılar tarafından alınmıştır.

    Haçlı seferleri sırasında Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin istilasına uğrayan Olympos, 15. yy’da Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. Orta Çağdan sonra Yakın zamana kadar Türk yerleşimin olmadığı kent sadece göçerler tarafından kışlak olarak kullanılmış.

    Tamamı arkeolojik ve doğal sit alanı olarak koruma altında olan Olympos, denize açılan ve ortasından Akçay deresinin aktığı bir vadi içine kurulu. Su kanalları, surlar, lahit mezarlar gibi kente aity pek çok kalıntı görülebilir. Antik çağlarda nehir kenarlarına yapılan duvarlarla kanal haline getirilen nehirden gemiler de geçebilmekteydi. Ören yeri girişinden antik kentin kalıntıları arasında yaklaşık 1,5 km yürüyerek Olympos sahiline ulaşılır.

    Çıralı

    Olympos Antik Kentinin doğusunda yeralan Çıralı yerleşimine, Olympos Antik Kenti sahilinden 300 m doğuya yürünerek, ya da Antalya-Kaş karayolu üzerindeki Çıralı yol ayrımından 11 km sonra ulaşılabilir.

    Caretta’ların yumurta bıraktığı muhteşem kumsalı, bölgenin eşsiz sahillerinden biridir. Pek çok endemik bitkinin yaşadığı sahil kumulları ve bölge doğal sit alanıdır.

    Çıralı girişindeki köprüden sonra portakal bahçeleri arasından geçen yoldan yaklaşık 3,5 km sonra bölge halkı tarafından "yanartaş" olarak adlandırılan Khimaira ören yerine ulaşılır.

    Çıralı’da doğal yapıyı bozmayacak yapıda pek çok pansiyon ve yeme-içme tesisleri bulunmaktadır.

    Yanartaş ( Khimaira )

    Bir Lykya kenti olan Khimaira’da, antikçağlardan bu yana hiç sönmeden yanan ateş, bir doğal gaz kaynağının çatlaklardan yeryüzüne çıkmasıyla oluşuyor. Eskiden daha güçlü olan ateş, zamanla küçük ama çok sayıda aleve dönüşmüş. Gündüz saatlerinde belli belirsiz olan alevleri akşam saatlerinde izlemek daha etkileyici olmaktadır. Ören yeri girişinden yaklaşık 20 dakikalık yürüyüşten sonra bu yanar taşların olduğu tepeye ulaşılmaktadır.

    Beydağları Sahil Milli Parkı

    Antalya’nın batı kıyıları boyunca uzanan, Beydağları’nın sahile kadar inen sıralarını ve Olympos’u da içine alan Milli Park, kuzeyde Antalya Yeni Liman, güneydoğu’da Finike ile sınırlanmaktadır. Kemer, Kumluca ilçelerinide kapsayan Milli Parkta doğal güzelliklerin yanısıra, tarihi değerlerde ilgi çekicidir.

    Milli Parklar

    YAPMADAN DÖNME

    Olympos Antik yolundan sahile yürümeden,

    Çıralı plajında denize girmeden

    Akşam saatlerinde Khimaira’yı (Yanartaş )görmeden

    Ağaç evlerde konaklamadan,

    Dönmeyin.

    Kaynak : Kültür ve Turizm Bakanlığı resmi internet sitesi








  2. The_MEncH
    Özel Üye





    Olympos (Antalya)

    Olympos antik kentinin güney girişi, Çıralı- Olimpos kumsalında, yaklaşık 500 metre ileridedir. Ören yerinin ana girişi ise Adrasan yolu üzerindedir. Bu giriş kapısına araçla gelmek mümkün. Bunun için Kemer-Kumluca karayolunun Çıralı sapağından yaklaşık 50 metre sonraki Çavuşköy sapağından sola dönmek gerekiyor. Yaklaşık 11 km. sonra da solunuzda Olympos tabelasını göreceksiniz. Çam ormanı, portakal bahçeleri ve ağaçların tepesine kurulmuş tahta evlerden oluşan ilginç ve özellikle gençler için popüler konaklama alanlarının arasındangeçen yol ören yerinin giriş kapısına kadar geliyor.

    Akçay deresinin iki yanına kurulmuş antik kent son derece etkileyicidir. Kentin iki yakasını birleştiren antik köprülerden eser kalmamış. Karşı yakada bulunan Tiyatro, hamam yapıları, bazilika gibi kalıntıları görebilmek için sudan geçmeyi göze almalısınız. Öreni ayrıntılı keşif için saatler ayırmaya değer. Kuruluşu Helenistik döneme ulaşan Olympos, Lykia Konfederasyonu’nun üyesiydi.

    Adını 2375 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı’ndan alıyor. Olympos Anadolu ve Ege’deki dağ zirvelerinin ortak adıdır. Bir denizci kenti olan Olympos, bir süre korsanların egemenliğinde kalmış ve tıpkı Phaselis’te olduğu gibi Roma komutanı İsauricus tarafından kurtarılmış.

    Limanın uygunluğu ve gemilerin Akçay üzerinden kent içine kadar girmesinin verdiği olanaklar Roma Döneminde zenginleşmiş. Bu parlak dönem M.S. 3. yüzyıla kadar sürüyor ve sonra kent Ceneviz ve Venedikli korsanlar tarafından kullanılıyor.

    Şehri gezmeye deniz tarafından başlarsak sağda dik bir yamaçla yükselen tepede akropol var. Biraz daha ilerlediğimizde yine sağda anıtsal bir mezar bulunmakta. Yine sağda kaynak suyu var. Yaz kış soğuk olan su içilebilir. Zaten Olympos‘un her tarafından su çıkıyor. Son derece sulak bir alanda şimdi antik kent kalıntıları var. Çevresi de bitki örtüsüyle kaplı. Rehber olmaksızın bitki örtüsü arkasında kalan kimi kalıntıları geçmek mümkün.

    Solda dere yatağı var. Suyun bol olduğu ilk bahar aylarında karşı kıyıya geçmek zorlaşıyor. Ama yazın böyle bir sorun yok. Dere üzerinde Antik dönemden kalma bir köprü var ama yalnızca bir ayağı kalmış. Dere yatağı mayıs sonlarında zakkumlara benziyor. Derenin karşı tarafında Bizans bazilikası görülüyor. Karşıda ayrıca 3000 kişilik tiyatro varmış ama kapısı ayakta. Kapı girişinde bir heykel kaidesi var ve bu kaidenin üzerinde Roma İmparatoru Marcus Aurellius’un heykelinin olduğu anlaşılıyor. Tapınakta onun anısına yapılmış.

    Patika yolun sol tarafı sular altında ve sazlık. Altışehir agorasıymış. Yolda geçilen bir kapı kilise ve tapınak kalıntılarına açılıyor. Patika bir süre sonra şimdi kurumuş olan antik su yoluna giriyor. Su yolunun sonunda anıtsal mezar ve 2 kaya mezarı görülebilir. 1992 yılında yapılan kazı sırasında Roma dönemine ait olan ve 5. yüzyıl sonlarına kadar kuullanılan mozaikli bir yapı ortaya çıkarılmış. Zeminindeki harika mozaikler, ödenek ayrılıp çevre koruması sağlanamasığı için kumla örtülmüş. Akrapolu esgeçmiştik akrapola gelince ise patikanın bitiminde solda yaklaşık 50 metre yükseklikteki akropole mutlaka çıkmalısınız. Bir yanda yeşillikler içindeki Olympos kenti kalıntıları, öte yanda ise kilometrelerce uzunluktaki Çıralı sahili. Bu eşsiz manzarayı kaçırmamanızı tavsiye ederim.





+ Yorum Gönder