+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türklerde yaşam Forumunda Hicaz Demiryolu Konusunu Okuyorsunuz..
  1. D.K.F.Q
    Devamlı Üye

    Hicaz Demiryolu








    Hicaz Demiryolu


    Hicaz Demiryolu ilgili bilgiler








    Hicaz Demiryolu

    __________________________________________________ _______________________________

    SULTAN Abdülhamid Han’ın, Arap Yarımadası’nda Osmanlı’nın siyasi hakimiyetini pekiştirmek ve mukaddes toprakları ziyaret etmek isteyen Müslümanları tehlikelerden korumak için hazırlattığı Hicaz Demiryolu’yla bir rüya gerçekleştirilmişti. 1900 yılında temelleri atılan Hicaz Demiryolu, açılışından ardından ancak bir asır geçmesine rağmen, unutuldu. Şimdi çölde yolunu kaybeden bedevilere rehber olan demir yolunun Müslümanlar için manevi değeri çok büyük olmasına rağmen, atıl halde olan rayları ve istasyon kalıntıları görenlerin içini sızlatıyor. Biz de bu sebeple Osmanlı yadigârı eserin hafızalardan silinmemesi için Doç. Dr. Said Öztürk’ten hikâyesini bir defa daha dinledik:

    İmdat ya ResullAllah (c.c.) …
    Sultan Abdülhamid Han, Hicaz Demiryolu’nun yapımını stratejik açıdan çok önemli bulur ve bu projeyi sonuna kadar titizlikle değerlendirir. Ancak bütün devlet erkânı ve ihtisas sahibi insanlar böyle büyük bir yatırımın teknik imkânsızlıklarla yapılamayacağını,
    4 milyon lira maliyetinin de karşılanamayacağını düşünür. Sultan II. Abdülhamid Han ise ellerini açıp; “Cenab-ı Hakkın avn-u inayeti ve Resul-i Ekrem Efendimiz Hazretleri’nin imdad-ı ruhaniyetine mesteniden hatt-ı mezkurun inşaası içün” (yani Peygamber Efendimiz’den bu projenin gerçekleşmesi için) yardım isteyerek inşa emrini verir. Emrin ardından, Fas Emirliğinden İran’a, Amerika’dan Çin’e, Singapur’dan Afrika’ya, Almanya’dan Bosna’ya kadar dünyanın dört bir tarafından yardımlar yağmaya başlar… Osmanlı neferleri ile Mühendislik Mektebi öğrencileri de kolları sıvar.



    Şam’dan Mekke’ye 50 gün…
    Hicaz Demiryolu’nun inşasının en önemli amacı haccın kolaylaştırılmasıdır. Mukaddes topraklara gitmek isteyen Müslümanların aylar süren hac yolculuğu dikkate alındığında bu proje, ayrı bir önem taşımaktadır. Zira, hac için Şam’dan çıkan biri yaklaşık 40 günde Medine-i Münevvere’ye, 50 günde de Mekke-i Mükerreme’ye ancak varabilmektedir. Tabii bu yorucu ve uzun yolculuğu; bulaşıcı hastalık riski, kum fırtınaları, susuzluk ve bedevi saldırıları ile seyahat için harcanan paralar da iyice güçleştirmektedir… İşte Hicaz Demiryolu bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak, hac yolculuğunu gidişli-dönüşlü 8 güne indirecek, masrafları azalacaktır. Yani, Hicaz Demiryolu bir nevi Süveyş Kanalı görevini yürütecektir. Cidde’de kurulacak bir hat ile deniz yoluyla dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen hacı adaylarının Mekke ve Medine’ye taşınmaları daha kolay olacaktır.



    İngilizlerin oyunu…
    Bu arada devletin Arap Yarımadası’nda gücünü devam ettirebilmesi için Hicaz Demiryolu son derece önemli bir plandır. Bunun farkında olan İngilizler, bölgeye yerleşmek için her türlü yollara başvurur ve aşiretleri Osmanlıya karşı isyan ettirir. Çöller resmen ajan kaynamaktadır. Ünlü ajan Lawrence de ray ve lokomotiflerin tahrip edilmesi için bedevilere sabotaj ve saldırı düzenletir.
    1 Eylül 1900 tarihinde Şam’da yapılan resmi bir törenle Hicaz Demiryolu’nun temelleri atılır. Kısa sürede Osmanlı neferleri rayları yüzlerce kilometre döşer. Hicaz Demiryolu hizmete açıldıktan sonra Şam-Medine arasında karşılıklı seferler yapılmaya başlanır. Yalnız hac dönemine mahsus olmak kaydı ile gidiş geliş için tek bilet alınır. Daha önce Şam ve Medine arası 40 gün iken Hicaz Demiryolu’nun inşası ile bu mesafe 3 güne inmiş üstelik hareket saatleri namaz vakitlerine uygun şekilde tanzim edilmiştir. 1918 senesinde ise demir yolu hattı 1900 kilometreye ulaşır.

    Medine’ye gelmez oldu…

    Birinci Dünya Savaşından sonra Arap Yarımadası’nda meydana gelen karışıklık ve isyanlardan sonra Osmanlı’nın aldığı bütün tedbirler hattın güvenliği için yeterli olmaz. Ve Hicaz Demiryolu sivil ulaşıma, sonra da hac seferlerine kapatılır. Artık 26 Mart 1918 tarihinde posta treninden sonra Medine’ye başka bir tren gelmeyecektir. Ekim 1918’de Medine dışındaki bütün Arap toprakları düşmanların eline geçer. Mondros Mütarekesi’nin ardından da Osmanlı Devleti’nin Hicaz Demiryolu ve Arabistan toprakları ile irtibatı kesilir.

    >>> “Raylara keçe döşeyin…”
    Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han Hicaz Demiryolu’nun inşasında Medine-i Münevvere’nin 20 km’lik yakınına gelindiğinde Peygamber Efendimiz rahatsız olmasın diye Medine’nin merkezine kadar raylara keçe döşetmiş ve trenin raylar üzerinden geçmesi ile çıkacak sesleri engelletmişti. İşte Sultan Abdülhamid Han’ın böyle bir aşk ile binbir zorluklar içinde yaptırdığı Hicaz Demiryolu inşaatında 2666 kâgir köprü ve menfez, yedi demir köprü, dokuz tünel, 96 istasyon, yedi gölet, 37 su deposu, iki hastane ve üç atölye yapılmıştı. Hicaz Demiryolu şimdi görenlerin içini sızlatıyor. Ama tek sevindirici nokta ise geçtiğimiz senelerde bir harabe görünümü veren Medine Tren İstasyonu’nun restore edilmesi oldu.








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Hicaz Demiryolu

    Hicaz Demiryolu hakkında kısa bilgi


    Hicaz Demiryolu, II. Abdülhamit tarafından 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen, Osmanlı İmparatorluğu'nun İstanbul'dan başlayan demiryollarının bir bölümüdür. Demiryolunun teknik işlerinin başında Alman mühendis Meissner bulunuyordu. Hicaz Demiryolu inşaatında 2666 kâgir köprü ve menfez, yedi demir köprü, dokuz tünel, 96 istasyon, yedi gölet, 37 su deposu, iki hastane ve üç atölye yapılmıştır.


    Hamidiye Hicaz Demiryolu Madalyası, H.1318, M.1900
    Hicaz Demiryolu özellikle İstanbul ile Kutsal Topraklar arasındaki ulaşımı güçlendirmek için yapılmıştır, bu bölgelere taşınacak askerlerin ulaşımının kolaylaşması, hacıların daha güvenli bir şekilde hacca gidip gelmesi ve Arap ülkelerinin ekonomik gücünü yükseltmek öncelikli hedeflerdir.

    Ancak Alman mühendislerinin çalışması özellikle Almanya'nın Berlin şehrinde başlayıp İstanbul üzerinden geçerek Hicaz bölgesine ulaşımı kolaylaştırması istekleri üzerinedir. O dönemde Mısır İngilizlerin işgali altındadır ve Süveyş kanalı kontrolleri altındadır. Almanların ileride İngilizlerle Mısırda doğrudan Osmanlı topraklarında üzerinde açmayı planladıkları bir çephe için en kısa yol bu demir yoluyla olacaktır.

    Demiryolunun inşası 1900 yılında başlamıştır, yapımında çoğunlukla Türkler ve bölge işçileri çalışmış, ama bunun yanında Almanların teknik tavsiyeleri ve destekleri de alınmıştır, birçok Alman mühendis de yapımda görev almıştır. Aynı yıllarda yapılan bir diğer demiryolu da Berlin-Bağdat demiryoludur.

    Yapımından sonra ise sıkıntı yaşanmıştır. Özellikle soygunculukla ve Hacı kafilelerini yağmalamakla geçinen Arap kabileleri bu sefer demiryolunu hedef almış, bölgedeki halk ise çokça traversleri söküp kendi işlerinde kullanma girişiminde bulunmuştur.

    Demiryolu, asıl hedefteki ulaşım noktası olan Mekke'ye kadar uzatılamamıştır. Hicaz Demiryolu hedefine varamamıştır.





+ Yorum Gönder