+ Yorum Gönder
Coğrafya ve Ülkeler Coğrafyası Forumunda Lübnan Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Lübnan Hakkında Bilgi








    Lübnan ile ile ilgili bilgi







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Lübnan Hakkında

    Lübnan Cumhuriyeti, ( ) Doğu Akdeniz kıyısında bir Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya'nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz'e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir.
    Arap ve Araplar, anadili Arapça olan topluluklara denir. Akdeniz'in güneyinde Afrika'da Büyük Sahra ve Sudan'a, doğusunda Irak'a ve Arabistan Yarımadası'na kadar uzanan bir coğrafyada yaşarlar. Arapça konuşulan ülkeler Arap ülkeleri olarak adlandırılır. Bu ülkelerde, Arapça’nın dışında Kuzey Afrika'da Berberice , Irak'ta Kürtçe ve Türkmence, Güney Arabistan'da ise çeşitli yerel diller konuşulur.
    Ortadoğu ülkesidir. Başkenti Orta Doğu İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bilimsel çalışmalarda ve uluslararası siyasette giderek kullanımı yaygınlaşan "Ortadoğu" (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku'l-Evsat) kavramını ilk defa 1902 yılında Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan, National Review'de yayınlanan Basra Körfezi'nin önemini ele aldığı "The Persian Gulf and International Relations" başlıklı yazısında Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır.
    Beyrut'tur. Tarihteki
    Fenike uygarlığının vatanı Lübnan ve kıyılarıdır. Kuzeyinde ve doğusunda Fenikeliler ya da Fenike Uygarlığı, eski çağlarda yaşamış Sami ırkından Akdenizli bir kavim. Kendilerini Kenaniler adıyla zikrettikleri sanılmaktadır. Fenikelilerin kendi dillerinde kendilerine ne ad verildiği tam olarak bilinmemektedir Hititler gibi ama "Kenaani" olduğu tahmin edilmektedir. Kenaani "tüccar" anlamına gelir ki herhalde Fenikeliler'i en iyi anlatan kelimelerden biridir. Doğusunda Lübnan Dağları, batısında Doğu Akdeniz kıyıları, güneyinde Ras Nakura Burnu, kuzeyinde Asi Irmağı bulu
    Suriye, güneyinde Suriye Arap Cumhuriyeti ortadoğu ülkelerinden. Başkenti Şam'dır. Yüzölçümü 185.180 km2, nüfusu 17,585,540, dili Arapça, dini İslam olan ülke Güneybatı Asya’da, Ortadoğu’nun kalbi durumunda bir mevkiye sahiptir. 32° 19’ - 37° 20’ kuzey enlemleriyle 35° 37’ - 42° 22’ doğu boylamları arasındadır. Kuzey ve kuzeybatıdan Türkiye, doğudan Irak, güneyden Ürdün, batıdan İsrail, Lübnan ve Akdeniz ile çevrilidir.
    İsrail yer alır. Yüzölçümü 10,452 km², nüfusu 3.874.050 'dir. Nüfusu %70 İsrail resmi olarak İsrail Devleti (İbranice: ) (Mednat Yisra'el), (Arapça: ) (Dawlat Isr'l) Asya ve Afrika kıtalarının kesiştiği yerde bulunmaktadır. Coğrafi olarak, Asya kıtasında bulunmaktadır; batısında Akdeniz, kuzeyinde Lübnan ve Suriye, doğusunda Ürdün, güneyinde ise Mısır ve Kızıldeniz ile çevrilidir.
    .Müslüman (Müslüman isim, din bilgisi Arapça muslim + Farsça -¥n (Türkçede teklik olarak kullanılır) kelimlerinden oluşmuştur. Aşağıdaki anlamlarda kullanılır:
    Şii ve
    Sünni), %30 Diğer ismi ehli sünnettir. Ppeygamber efendimizin sünnetini olduğu gibi kabul ederler.
    Hıristiyan'dır (Alm. Christentum (n), Fr. Christianisme (m), İng. Christianity. Îsâ aleyhisselâma gönderilen hak din Îsevîliğin bozulmuş hâline verilen ad. Aslı bozulmuş semâvî dinlerdendir. Semâvî din, değeri üstün ve yüce olan, ilâhî bir kaynağa dayanan ve tek Allah'a inanmayı kabul eden "hak din" demektir. Hıristiyanlığın aslı, ilâhî vahye dayanır. Bizzat Allahü teâlâ tarafından hazret-i Îsâ'ya gönderilmiştir.
    Katolik ve Katoliklik; katolik dogmalarını, çağdaş bilimle uyuşturmaya çalışan felsefe akımıdır. Katoliklik Hıristiyanlıkta papayı başkan tanıyan mezhebi dile getirir. Katolik ise Katoliklik mezhebini benimsemiş olanlara denir.
    .Ortodoks). Lübnanlıların ana dili ve resmi dili Ortodoksluk Hristiyanlığın üç büyük mezhebinden biri. Ortodoks (yunanca "orthos" doğru ve "doksa" inanç kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmiş "doğru inanç" anlamını ifade eder. "Doğu kilisesinin güttüğü mezhep, bu mezhebe uyan kişi" demektir. Ortodoksluk dışındaki diğer iki mezhep, Katoliklik ve Protestanlık'tır. Ortodoksluk 1054 yılında Roma'dan ayrılmıştır. Herhangi bir alanda geleneklere sıkı sıkıya bağlı olan, vahye ve meşru kilisenin kararlarına uygun doktrin ve düşüncelerin tüm
    Arapçadır. Lübnan’ın kuzey ve doğusunda Suriye, güneyinde İsrâil ve batısında Akdeniz bulunur.

    Dinleri, ırkları ve kültürleri birbirinden çok farklı olan insanların yaşadığı, bitki örtüsü ve iklim bakımından da tezatlara sâhip, karışık bir ülkedir. Bu yüzden Ortadoğu’nun İsviçre’si sayılır.


    Tarihi


    Lübnan’ın en eski târihi Fenikeliler’le başlar. Fenikeliler’den sonra Lübnan’a sırasıyla Âsurlular, Yeni Bâbilliler, Persler, Makedonyalılar ve Romalılar sâhip oldular.

    Hazret-i Ömer zamânında, 643 yılından îtibâren Suriye’nin fethi için gönderilen İslâm orduları, aynı târihlerde Lübnan’ı da fethetti. Bu arada Suriye’den göç eden Marunî Arapları, Lübnan Dağlarının kuzey bölgelerine yerleştiler. Bugünkü iç karışıklıkların sebebi olan Dürzîler ise on birinci yüzyılda güneyden Lübnan’a girdiler.

    Lübnan daha sonra Haçlı saldırılarına mâruz kaldı ve birçok küçük Haçlı devletçikleri kuruldu. Bunlar da Memlûkler zamânında özellikle Baybars ve Kalavun dönemlerinde temizlendi.

    Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
    Osmanlı Devletinin ilk olarak Müslümanların halîfesi ünvânına da sâhip olan pâdişâhı Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
    Yavuz Sultan Selim, 1516 ve 1517’deki Mısır Seferi sırasında Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aişe Hatundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzadeliğinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzadeliğinde Trabzon Valiliğine gönderildi.
    Memlük Devletine son vermiş ve Lübnan’ı da Osmanlı sancağı yapmıştı.

    Osmanlı adâlet ve idâresindeki Lübnan, özel bir statüye sâhipti. Otonom idâre sistemiyle yönetilirdi ve ayrı bir vergi (haraç) sistemine tâbiydi. Dolayısıyla Lübnan, refah seviyesi yüksek, türlü kolaylıklara sâhip ve harplerden uzak bir hâlde sâkin bir sancaktı. Komşu bölgelerin insanları akın akın Lübnan’a göç ederek nüfusu arttırmaya başladı. Bu kadar rahatlığa rağmen Fakreddin Maan adlı bir Dürzî yönetiminde iken, Osmanlı Devletiyle münâsebetleri bozuldu. Maan, 1613’te Osmanlı ordusunun korkusuyla İtalya’ya kaçtıysa da 1618’de geri döndü. Mısır’a kadar sınırlarını genişletti. Nihâyet 1633’te gerekli cezâsı verildi.

    1799’da Memlükler 1250-1517 yılları arasında Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren devlet. Memluk, Arapça'da “köle” demektir. Hükümdar ve emirlerin muhafız birliklerine bağlı bu köleler, meziyetleri sayesinde zamanla hizmetinde bulundukları devletlerde idari kadroyu ele geçirmişlerdir. Kendi nüfuzlarını kuvvetlendirmek maksadıyla İslam tarihinde ilk defa memluk (beyaz köle) kullananlar Abbasi halifeleri olmuştur. Abbasi ordusundaki Türk memluklerin sayısı kısa bir süre içerisinde 35 bine ulaşt
    Napolyon’a karşı Akka’da, Lübnan idârecilerinden olan Başir-II muhârebe ederek Fransızlar bozguna uğratıldı. Lübnan tam 402 yıl Osmanlı idâresi altında kaldı. Son dönemlere doğru Lübnan’da sayıları artan Dürzî ve Marunîler, isyanlar çıkarmaya başlamıştı. Fransızlar Marunîleri, İngilizler ise Dürzîleri destekliyorlardı. Nihâyet Napolyon Bonapart (Fransızca Napoléon Bonaparte) (15 Ağustos 1769 - 5 Mayıs 1821), Fransız Devrimi'nin generali, 11 Kasım 1799'den 18 Mayıs 1804'e kadar Fransa Konsülü olarak Fransa Cumhuriyeti'nin ilk başkanı, sonrasında da 18 Mayıs 1804 ile 6 Nisan 1814 arasında Napolyon I adını alarak Fransa İmparatoru ve İtalya Kralı olmuştur.
    Birinci Dünya Savaşı sonunda Lübnan, Fransız mandası altına girdi. 1926’da çıkan Dürzî Atraş Paşa isyânı büyük bir katliam sonucu bastırıldı.

    Kıtalara hâkim Osmanlı Devleti yıkılınca, bütün bölgelerde olduğu gibi Lübnan’da da idârî sistem tamâmen bozularak karışıklıklar arttı. Sultan İkinci Abdülhamîd Han zamanında Osmanlı Devletinin en büyük ve en gelişmiş şehirlerinden biri olan Beyrut, savaş alanına döndü. 1941’de Fransa mandası altında bağımsız oldu. 1943’te manda da kaldırıldı, seçimler yapıldı. Hükûmet ve idârî sistemde dinlerin eşit etkisi esas olmak üzere hazırlanan Millî Pakt (1943’te) kabul edildi.

    Buna göre, Lübnan batı ile dost olan Birinci Dünya Savaşı, 1914 yılında Avrupa'da başlamış, ancak dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin katılması ve diğer kıtalardaki sömürgelere de yayılması nedeniyle "dünya savaşı" olarak adlandırılmıştır. 1914'te başlayan savaş 1918 yılında sona ermiştir. 30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi'ni imzalayarak savaştan çekildi.
    Arap Birliği üyesi bir devlet oluyordu. 1945’te Arap Birliği (Arap Ligi), 22 Arap ülkesinin üye olduğu milletler arası bir örgüttür.
    Birleşmiş Milletlere katıldı.

    Arap-İsrâil Harbinde,Arap devletleri safında İsrâil’e taarruz etti. Harbin sonunda yurtsuz kalan 400.000 Filistinli, Güney Lübnan’da mülteci kamplarına alındı. Bugün dış güçlerin müdâhalesi ile Lübnan iç savaşı, tedâvisi mümkün olmayan kangren hâline gelmiştir. 1975’ten bu yana iç savaş muhtelif şekiller değiştirerek devâm etmektedir.





+ Yorum Gönder