+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Yeni Misafir Soruları Forumunda Fazıl Hüsnü DAĞLARCA nın Atatürk İçin Yazdığı Şiirler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA nın Atatürk İçin Yazdığı Şiirler








    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA nın Atatürk İçin Yazdığı Şiirler







  2. HARBİKIZ
    Moderator





    ON KASIM'LARDA YÜRÜMEK


    Atatürk'üm işte 10 Kasım yine
    Dalgalanır ağaçlarla oğullar
    Dalgalanır oğullarla nineler
    Dalgalanır ninelerle genç kızlar
    Özlemin ta yüreğime işlemiş
    Seni bulmak, seni görmek için ben
    Bütün toprakaltıyla barışacağım ..


    Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
    Öyle
    Güçlüsün ki
    Güçleneceğim
    Öyle yücesin ki, yüceleceğim
    Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
    Dağlara, dağlara karışacağım ..


    Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
    Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
    Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
    Sanki ellerim gece
    Sanki ellerim gündüz
    Yazacağım seni daha, bir daha
    Ben senin ölümünle yarışacağım


    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

    MUSTAFA KEMAL'İN OĞLU


    Mustafa Kemal'in oğlu diyorlardı ona.
    Sırtını okşamıştı Mustafa Kemal bir sabah erken.


    Geçiyordu paşalarla beylerle,
    Su içmişti tarlasından şuncağız.
    Öbür çocuklardan ayırmıştı kendini artık,
    Adını duyuyordu yüreğinde ateşçe,
    Soluk alırken, ekmek yerken..


    Köyün yetimiydi, ölmüştü babası Çanakkale'de,
    Kale gibi tutardı omuzlarında başını.
    İnce bacakları altında koca ayakları vardı
    Sarıydı, kuruydu bozkırda bir çalı kadar,
    On üçündeydi ama, göstermiyordu yaşını.


    Bir zaman sonra top sesleri duyuldu uzaklardan,
    Al al oldu dağların moru.
    Eli silah tutanlar girmişti cephelere bir bir,
    Kadınlar, çocuklar, dedeler toplandı cami avlusuna
    Sordu cümlesi birbirine ne yapak?


    Ansızın düşman askeri görüldü çayırda,
    Geldi çattı köye gavurun zoru.
    Devrisi gün bir haber ulaştı evlere, samanlıklara
    Alanda ismi yazılacakmış herkesin.


    O saat bir yangın sardı Mustafa Kemal'in oğlunu,
    Kimi Kadir diyecek, kimi Mıstık, kimi Özdemir..
    Ankara'dan gelen rüzgarlar önünde,
    Ankara'ya uçan şahinlere karşı,
    O, ne desin?
    O, Mustafa Kemal'in oğlu, nasıl söyler
    Adını, bir avuç düşmana?
    Mustafa Kemal'in oğlu yenilmez, tutsak olmaz,
    Adını vermez süngüler altında,
    Kellesini verse bilem.
    Hem ağaç ağaçtır; öküz öküzdür,
    İsim yakışmalı cana.



    Bayrak mıydı ne, kartal kanadı mıydı ne,
    Ses verdi göklerden adı.
    O yürüyordu, köylünün dehşeti büyüyordu peşinde,
    Büyüyordu gövdesi,
    Büyüyordu dağ kadar.
    Dur diye haykırdılar, namluları çevirip üstüne,
    Durmadı


    Fazıl Hüsnü DAĞLARC

    MUSTAFA KEMAL'İN KAĞNISI


    Yediyordu Elif kağnısını
    Kara geceden geceden.
    Sanki elif elif uzuyordu, inceliyordu
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
    İnliyordu dağın ardı, yasla
    Her bir heceden ..



    Mustafa Kemal'in kağnısı derdi kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik
    Nam salmıştı asker içinde ..
    Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü
    Doğrulmuştu yola önceden önceden ..



    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar.
    Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı
    Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra
    Gecenin ulu ağırlığına karşı
    Hafiftiler, inceden inceden ..



    İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında.
    Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
    Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
    Alın yeşilini kapmıştı, geçirmişti
    Niceden niceden ..



    Durdu birdenbire, Kocabaş, ova bayır durdu
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacur gucur
    Nasıl durur Mustafa Kemal'in kağnısı.
    Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden ..



    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş
    Süs beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer, götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
    Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
    Düşerim gerilere iyceden iyceden ..



    Kocabaş yığıldı çamura
    Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
    Örtüldü gözleri örtüldü hep .
    Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı bacım
    Kocabaş'ın yerine koştu kendini Elifçik
    Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden


    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA




+ Yorum Gönder