+ Yorum Gönder
Yurtdışı Tatil Yerleri ve Yurtdışı Tatil Forumunda Mauritius: Hint Okyanusu'nun orkidesi Gezi Rehberi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Mauritius: Hint Okyanusu'nun orkidesi Gezi Rehberi








    Hint Okyanusu'nun orkidesi


    Önce dodo kuşları vardı Artık sadece suretleri var. Adaya gelen Hollandalılar bilemediler dodo kuşlarının sadece bu cennet adada varolduğunu ve hepsini yediler. Çünkü dodo kuşları şişman gövdeleri ve kısa bacakları ile uçamazlardı, koşamazlardı. Işte bu yüzden balayı cenneti olan bu yeşil adayı keşfe gelmiş biz 9 kadın, yediklerimize çok dikkat etmeye karar veriyoruz, bizi de dodo kuşu gibi avlamasınlar diye! Ancak adanın zengin mutfağıyla bu mümkün olmuyor tabii. Etraf sadece kumrular gibi sevişen balayı çiftleri ile doluyken burada ne işimiz vardı? Dünyayı keşfetmek için ille balayında olmak gerekmiyor dedik ve yola çıktık.

    Bir uçtan bir uca
    Hint Okyanusu'nda isimsiz bir adayken önce Arap tacirler sonra Portekizliler göz kırparlar. Adaya ilk yerleşenler 17. yüzyılda Hollandalılar. İsmini Prince Maurice'e ithafen Mauritius koyarlar. Ve adadaki bütün abanoz ağaçları ve dodo kuşlarının sonu gelir. Yerine şeker kamışları ekilir. 8. yüzyıl başında yaptıkları tüm binaları yıkarak adayı terkederler. Adaya ikinci yerleşenler Hint Okyanusu'ndaki korsanları kontrol etmek isteyen Fransızlar olur. Madagaskarlılar, Batı Afrikalılar ve Senegalliler köle olarak bu dönemde getirilir. 1756-63 yılları arasında İngilizler ve Fransızlar arasındaki Hint Okyanusu ve Hindistan üzerindeki kontrolü elde etmek için çıkan 7 yıl savaşlarından ada da nasibini alır. 1810'da İngilizler'in eline geçer. İngilizler köleliği kaldırıp iş gücü olarak Hintlileri getirirler. Hintli nüfus dışında geride bıraktıkları ise soldan trafik, beş çayı ve kanunlar olur. Üzerinde yüzyıllarca savaş fırtınaları esmiş olan ve 1968'te bağımsızlığını kazanmış bu küçücük adada şimdi creole (yerliler), Hintliler ve az miktarda Avrupalı'yla Çinli gül gibi geçinip gitmektedirler. Gülümseyen insanların ülkesi Mauritius'a Emirates Havayolları ile sabahın ilk saatlerinde turkuaz denizin üzerinden süzülerek varıyoruz. Otelimize varışımız karayolu ile 45 dakika sürüyor. Zaten adanın bir ucundan öbür ucuna seyahat en fazla bir saat. Küçüklüğüne rağmen dünyanın en büyük kırılmamış mercan resifi insana bembeyaz kumları, pırıl pırıl denizi, palmiyeleri, dalgaları ile çok şey vaat ediyor.
    orkidesi1.jpg


    The Residence Hotel adanın ünlü otellerinden.

    Kırmızı acı biber ağaçta, ananas toprakta

    İlk kalacağımız otel 'Beau Rivage'a vardığımızda bizi nefis bir öğlen yemeği bekliyor. Sonra da ver elini masmavi deniz ve sıcacık güneş. Akşam barda günbatımına karşı içkilerimizi içerken kendimizi eski İngiliz kolonilerinde beyaz sahip gibi hissediyoruz. Kendileri için özel dekore edilmiş gazeboda çiçekler arasında romantik akşam yemeği yiyen balayı çifti etrafındakileri görmüyor bile. Her şey o kadar büyülü ki. Ertesi sabah bir katamarana biniyoruz. Rüzgara ve güneşe karşı yelken açıyoruz mercan kayalarına doğru. Rengârenk balıklar kaçışıyor biz denizde çırpındıkça. Balıkçılar ızgaralarını yakıp nefis öğlen yemeklerini pişirmeye başlarken gözümüz arkada ayrılıyoruz. Çünkü 'Domaine du Chasseur' ile randevumuz var. Burası adanın güneydoğusunda dağlarda el değmemiş tropik ormanların kayıp cenneti. Orman içindeki şelaleler ve göletlerde yüzme işini romantik çiftlere bırakıp 'Le Panaramour' restoranda tombul bir dodo kuşu olma yolunda bir adım daha atıyoruz panoramik yeşil ve mavi Mauritius manzarasına karşı. Burada öğreniyoruz palmiye kalbinin nasıl çıkarıldığını, kırmızı acı biberin ağaçta, ananasın karpuz gibi yerden yetiştiğini. Akşam yemeğimizi bembeyaz dekorasyonu ile 'The Residence Otel'de yerken fark ediyoruz sabah kahvaltı yapılan yazlık mekanın bembeyaz örtüler, mum ışığı, smokinli garsonlar ve canlı muzik ile ne elegan bir restoran haline gelebildiğini. Seyahatimiz boyunca göruyoruz ki, bu küçücük dokunuş bütün otellerde aynı. Her fırsatta kumun güneşin denizin tadını çıkarıyoruz. Plajdaki satıcılardan satın aldığımız rengarenk pareoların birini takıp birini çıkartıyoruz. Üstelik o sıcakta plajdaki satıcılardan Ralph Laureen pamuklu ve yünlü kazaklar deneyip alıyoruz hem de üç kuruşa.








  2. Gizli @ yara
    Özel Üye





    Mauritius: Hint Okyanusu'nun orkidesi


    Sualtı yürüyüşü
    Üçüncü günümüzün en heyecanlı anı 'Le Coco Beach Oteli'nin yanından ufak motorlu kayıklarla bir platforma ulaşıp oradan deniz altına inerek su altı yürüyüşü yapmak. Hepimiz üzerimizde dalgıç kıyafetleri, kafamızda kocaman cam başlıklar denizin dibinde balık besliyoruz. Suyun altından ısrarla çıkartılmamızı ancak 'Le Saint Géran Oteli'nde yediğimiz öğlen yemeği teselli ediyor. Buradaki oteller elegans ve servis konusunu çözmüşler. Otelin havuz başında mayo ile yenen salata için bile masaya beyaz örtü, gümüş takımlar geliyor. Plajda olduğunuzu unutup kendinizi mayolu kontes gibi hissediyorsunuz. Etrafınızda dolanan onlarca görevli güneş gözlüklerinizi bile siliyor. Servis güleryüzlü ancak samimiyet gayet ölçülü. Yeni mekanımız, adanın güneybatısındaki 'Dinarobin Golf&Spa Oteli'. Kendimizi spa'ya atıyoruz. Hepimiz bundan sonraki Mauritius seyahatimizde vakit ayırıp en az iki günlük spa terapisi almaya and içiyoruz, yeniden doğmak için. Bu seferlik bir masaj ve gündüz aldığımız ylang ylang yağları ile rahatlatıcı bir banyo yapmakla yetiniyoruz. Akşam yemeğinde hepimiz nefis ylang ylang kokuları saçıyoruz.

    Yastıktaki orkide
    Odalarımızdaki banyolar orkide çiçekleri ile kaplı. Gece yatmadan yastığımızın üzerinde ufak bir orkide ile ufak bir karta yazılı güzel bir söz bizi bekliyor. Odam dağıldı, elbiseler etrafa yayıldı diye bir korku yok çünkü bütün otellerin odalarında gardrop ve giyinme mekanları ayrı. Bir sonraki gün adanın diğer yerlerini keşfetme günü. Chamarel'de yedi renkli toprak, Domaine Le Saint Denis, Black River çukuru, volkanik adalardan birinin kraterindeki Grand Bassin Gölü. Grand Bassin'deki Hindu tapınağını gezerken hem tapınağın kurucusu hem de başbakan özel kalemi olan zat 9 beyaz kadını görünce dayanamayıp kur yapıyor. Geceyi Sega dansçılarının eşliğinde dans ederek kapattıktan sonra, son günümüzde sadece sevgilinin turkuaz kollarında yüzmek istiyoruz. Bu da bizim Mauritius'la balayımız. Ayrılık vakti gelip de Mauritius'un zarif ışıklarını terk ederken, içimizde hem ağır bir hüzün hem de tarifsiz bir huzur.

    Mauritius Rehberi

    İklim
    Tropik iklimin hüküm sürdüğü Mauritius'da sıcaklık ağustosta 20-24 dereceden şubatta 30-32 dereceye kadar değişiyor.

    Vize
    TC vatandaşlarına vize gerekmiyor.

    Dil
    Yaygın olarak Creole, Fransızca ve İngilizce konuşuluyor.

    Para birimi
    1 USD 30 Mauritius Rupisi, ancak kur değişiyor.

    Nasıl gidilir
    Emirates Havayolları Dubai aktarmalı olarak haftanın 4 günü Mauritius'a uçuyor. Tel: 0212-293 50 50.

    Nerede kalınır
    6 yıldızdan 3 yıldıza kadar otel mevcut. Üç yıldızlı otellerin dahi konfor ve kapladıkları yeşil alan mükemmel. Hemen hemen hepsinde spa var. Odaların çoğu deniz görüyor. Birçoğunda golf sahaları var. Akşamları canlı müzik var. Özel balayı paketleri sunuyorlar. One and Only Le Touessrok: 5 yıldızlı/Givenchy spaone and Only Le Saint Géran:: 3 yıldızlı. Adadaki en iyi dalgıç okuluna sahip. Dinarobin Golf&Spa: 5 yıldızlı/Clarins spa: The Residence: Beau Rivage:: 3 yıldızlı. Çocuklara yönelik aktiviteleri ile aile oteli.

    Nerede ne yenir
    Bütün otellerde Çin, Hint, İtalyan ve Fransız başta olmak üzere çeşitli mutfakların restoranı var. Le Saint Géran'da Alain Ducasse'in 'Spoon des îles' restoranına, Domaine du Chasseur'ün 'Le Panaramour' restoranına mutlaka gitmelisiniz. Palmiye kalbi salatası ve bol bol deniz ürünü yiyin.

    Ne alınır
    Rengarenk pareo ve hasır sepetler, ylang ylang parfümü yağı, Ralph Laureen kazak, dodo kuşu biblosu, vanilya çayı ve rom Mauritius'tan gelirken valizinize ekleyecekleriniz arasında. Başkent Port Louis'de 'La Caudan Waterfront'da her türlü yerel eşya ve modern mağazaları bulabilirsiniz. 'Diane' isimli el işi ürünler satan dükkanı görmeyi de ihmal etmeyin.



    Aklınızda bulunsun
    * Yerel müzik ve dans olan sega'yı mutlaka izleyin
    * Kaldığınız otelde spa varsa tatilinizi en az günde üç saatten iki günlük terapi yapacak şekilde planlayın.
    * Domaine du Chasseur'den özel yapım rom alın.
    * Gece hayatı için dışarı çıkmanıza gerek yok. Otellerde her gece canlı dans müziği var.
    * Otelde yarım pansiyon kaldığınızda akşam yemeğini ana restoranda yemek istemezseniz otelin başka bir restoranında fark ödeyerek yiyebilirsiniz.
    * İsterseniz Mauritius'da resmi olarak evlenebilirsiniz.
    * İngilizler'in meşhur 5 çayı seromonisini her otelde bulabilirsiniz. Adadaki çoğu oteller zincir gruplara ait olduğundan, birinde kaldığınızda diğerinin imkanlarından faydalanmak mümkün.
    * Alışverişte sıkı pazarlık yapın.
    *





  3. HAYAT
    Devamlı Üye
    Mauritius Görselleri


    orkidesi3.jpg




+ Yorum Gönder